AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Kompartıman 2

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Courtney Di Creissant
Muggle* Lütfen bir mesleğe ya da seçmen şapkaya başvuru yapın.
avatar

Mesaj Sayısı : 39
Gerçek İsim : Pelin
Patronus : Bir kaç yıl sonra...
Tarafı : Tarafsız
Kan Durumu : Melez
Rp yaşı : 13
Asası : Daha almadım.
Evcil Hayvan : Aldebaran ve Betelguese ~ Baykuş ve Kedi
Kayıt tarihi : 18/08/09


MesajKonu: Geri: Kompartıman 2   Ptsi Ağus. 31, 2009 3:02 pm

Her zamanki gibi elinde bir kitap bulundurmayı aksatmamıştı Courtney. Bavulları ile birlikte trene doğru ilerlemekteydi. Sonunda Hogwarts’a gideceği için heyecandan yerinde bile duramıyordu. Evde, hazırlıklarına ilk başladığında yaklaşık dört bavulu tıka basa doldurmuş ve önünde birikmeye başlamış olan yığını inceledikten sonra beşinci bavulu çıkartmadan tüm eşyalarını gerisin geriye tekrar yerlerine koymuştu. Zahmetle geçen bir buçuk saatten sonra bu işin sonu olamayacağını kavramayı başarabilmişti. Tekrar koyduklarını boşaltıp, sadece gerekenleri yanına alabilmek için hızla eşya ayıklamaya girişmişti. Tabii ki bileziklerini koymadan olmazdı değil mi? *Uğurlu bileziklerim. Gerçi… On iki bileziği nerede takacak bilinmez ama bunun bir önemi yoktu zaten. Sonunda giysileri için orta boyut bir bavul, eşyaları için çok büyük, tekerlekli başka bir bavul, karışık bazı malzemeler için bir çanta ve kitaplar ve okul araçlarıyla dolu bir sırt çantası hazırlamayı başarmıştı ve tabii bir de kafes taşıyordu. Fazla büyük bir kafes alma gereği duymamıştı, ne de olsa baykuşunu yeni almıştı ve özellikle kendi eğitebileceği yavru bir baykuş seçmişti Diagon Yolu’ndan. Bu sayıya göre bakınca iki bavul, iki çanta ve iki kafes gibi gözüküyor ancak Court, şu anda tam tamına iki büyük, bir küçük bavul, bir torba, iki kafes –biri Bets’in- ve iki çanta ile yolculuk etmeye hazırlanıyordu. Neyse ki bunları trene girene kadar düşürmemeyi başarmıştı. Sonunda trene vardığında bavullarını teslim etmeden önce yanında tutacağı ve oyalanmasını sağlayacak türde birkaç eşya almak için biraz durdu. Tüm eşyalarını yere yığarak çantasını açıp en son okuduğu, yarım kalan kitabını aramaya koyulurken baykuşunun ciyaklamasıyla kafesin yan durduğunu fark etti. "Tamam Aldebaran, sus." Hemen kafesi düzeltip kitabını aramaya devam etti. En sonunda canım kitabı kenarları hafif buruşmuş bir halde Hogwarts için hazırladığı çantanın en dibinde buldu. Elini çantanın içine daldırıp bir hışımla çektikten sonra ufak birkaç malzeme, asası, Bets’in kafesi ve kendisi ile birlikte bavullarını teslim edip trensin içine girdi.

Şimdi, Hogwarts Ekspresi’nin uzun koridorlarında yavaşça ilerlemekte ve kendine rahat, sessiz ve boş bir kompartıman aramaktaydı. Bir yandan da kitabını açıp en son kaldığı yeri bulmaya çalışıyordu. Courtney kitaba dalmasından olacaktır ki adımlarını biraz yavaşlatmış ve arkasındaki bir kızın sinirli bir sesle ona ‘biraz hızlı olması gerektiğini’ söylediğini duymamıştı. Arkasındaki öfkeli kız daha da üflemeye başlamıştı. En sonunda Courtney’nin sırtını rahatsız edici bir şekilde dürtüklemiş ve onu kenara ittirerek yanından hızla yürüyüp gitmişti. Courtney, umursamaz, ters bir bakışla cevap vermekle yetinmişti. Şimdi o kızla uğraşmaktan daha önemli şeyler vardı. Kitabı başta gelmek üzere şu an en çok aklını kurcalayan soru hangi binaya yerleştirileceği idi. Babası Hufflepuff’tı. Annesi ise bir Ravenclaw. Zaten neredeyse ailesinin tamamı bu iki binadan meydana gelmekteydi. Birkaç Gryffindor ve Slytherin olmasına rağmen Courtney de kendisine bir Ravenclaw ya da Hufflepuff gözü ile bakıyordu. Annesinden, kendisine kalan en güzel mirası almış, çok zeki bir kızdı. Ravenclaw'a gireceğini düşünmesine rağmen o Hufflepuff’ı daha çok arzuluyordu. Bu binaya gösterilen haksız küçümsemeyi önlemek için elinden gelen her şeyi yapmayı düşünüyordu. Bazen de Hufflepuff'i istemiyordu. Bu konuda henüz kararsızdı. *Ama yok yok. Hufflepuff benim için daha iyi. Yine de binası o kadar da önemli değildi onun için. Asıl önemli olan profesörlerdi. Evet, kesinlikle. Herkesle iyi geçinmeye çalışan Court, bu özelliğini özellikle profesörler için uygulamayı hedefliyordu. İlk deneği teyzesi olmuştu tabii. Sevgili teyzesi Beauxbatons profesörlerinden bir tanesiydi. Tam o sırada da aradığı sayfa olan 308’i bulmuştu ve oraya bir fotoğraf sıkıştırmış olmasına rağmen nasıl da yerini bulamadığına şaşırıyordu. Bu sırada fotoğrafa bakmayı da ihmal etmedi. Aile fotoğrafı… Annesinin arkasında da teyzesi duruyordu. Bir kolunu Court’un omzuna koymuş sıkıca bastırırken bir yandan da otuz iki dişli çok sevimli bir gülümseme sergilemekteydi. İkizlerden Court’un annesi güzel olandı, teyzesi ise sevimli. Nasıl oluyorsa teyzesi hem sevimli hem de katı olmayı beceriyordu. Courtney de birden bire bunları düşünerek tatlılıkla gülümsedi. Fotoğrafı kitabın içine sıkıştırıp hâlâ bulamamış olduğu o boş ve sakin kompartımanı aramaya devam etti.

Bir dakika bile geçmeden aradığı türde bir yere rastlamıştı. Tamamen boş. *Tam istediğim gibi. Trenin çok arkasındaydı gerçi ama bu önemli bir sorun değildi elbette. Kitabını rahatlıkla okuyabileceği ve koltuğa rahatça yayılıp bavulların ağırlığından ağrıyan ayaklarını ve ellerini dinlendirebileceği uygun bir yer arıyordu… Bulmuştu. Biri gelirse yer açardı gerçi fakat karşılıklı koltuklardan sol taraftakine oturup kitabını açtı. 308. sayfayı aralayarak okumasını sürdürdü. Havanın soğukluğuyla birlikte cübbesine daha da bir sarılarak dirseğini camın yanına, kafasını da camın yanındaki eline yaslayıp kitabı tek eline alıp öylesine oturdu. Bir yandan kitap okuyor bir yandan da yarım kapamış olduğu kapının trenin sarsıntısından ara ara çarpmasını dinliyordu. Belki daha sonra birkaç kişi ile de tanışabilirdi. İyice kitabına dalmış olarak yolculuğun keyfini çıkarmaya devam etti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Kompartıman 2
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Hogwarts Geçmişi-
Buraya geçin: