AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Dianne * Rowling'in Vasiyeti

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Dianne Dickenson
Bitkibilim Profesörü
Bitkibilim Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 171
Nerden : İzmir.
Gerçek İsim : Esra. ^^
Tarafı : Tarafsız.
Kan Durumu : Safkan ya da melez, kendisi de bilmiyor.
Rp yaşı : Hebele.
Özel Yetenek : Yok.
Evcil Hayvan : Bitkileri tercih ediyor.
Kayıt tarihi : 16/06/09


MesajKonu: Dianne * Rowling'in Vasiyeti   Salı Eyl. 01, 2009 3:36 pm

Böyle aşırı karamsar bir anımda yazdığım dandik bir fanfikşınımsı. *-* İşte meğersem Rowling Hermione'ymiş, Harry'le evliymiş falan. O.o RP'den sayılmaz aslında, işte Rowling'in vasiyeti. Ehm. Tek bölüm falan fişman olduğu için bu başlığa yorum yapabilirsiniz. x) Çok uzun oldu gerçi ama devamı yok, bu kadar hepsi. Sığmaz diye tahmin ediyorum, bu yüzden iki mesaj halinde gönderebilirim. Ehem, neyse. ^^

Merhaba.

Bunları yayının aceleyle kesilmesiyle verilen bir flaş haberde heyecanlı gözüken bir spikerin ağzından dinliyor olabilirsiniz, eğer öyleyse, kanalı değiştirseniz bile bunları duymaktan kurtalamayacağınızı garanti ederim size. Eğer spikerlerin ağzından duymuyorsanız, sakin olmasını umduğunuz bir sabahta, bir gazetede okuyorsunuzdur belki kahvenizi yudumlarken. Eğer okumaya devam ederseniz muhtemelen ağzınızdaki kahveyi gazetenin üstüne püskürtüvereceksiniz. Sonra, siz daha yazıyı bitiremeden pelerinler içinde bir grup adam kapınızı kırıp mutfağınıza dalar ve ne okuduğunuzu basit bir Obliviate’yle siler beyninizden belki. Belki de kimse gelmez ama siz hayatınızı, büyü yeteneğine sahip bir halkın da bulunduğunu bilerek geçirirsiniz. Ya da belki sadece benim kaçığın biri olduğumu düşünürsünüz, herkes böyle düşünür ve bakanlığın da kılını kıpırdatması bile gerekmez. Ama sizi temin ederim, ben bir kaçık değilim.

Siz beni Joanne Rowling diye tanıyorsunuzdur büyük ihtimalle ama ben, Hermione Jane Granger; yazdığım kitabın konusu gecikmeli bir tren yolculuğu sırasında aklıma gelmedi, Harry Potter, aynı zamanda benim de hikayemdi ve eğer siz bunu okuyorsanız, hikayem –ya da Harry’le olan hikayemiz- bitmiş demektir, yaratacağım kargaşayı göremeden ölmüşümdür ve eğer ölüm yiyenler arkalarında cesetlerimizi bıraktılarsa cenazemiz de kısa sürede yapılacaktır. Ayrıca, inanın çok aradım ama bunu söylemenin daha az klişe bir yolu yok. Binlerce sayfa yazdım ama yazacağım bu birkaç sayfa, en çok zorlandığım sayfa olacak muhtemelen. Masanın çevresi, birkaç cümle yazdıktan sonra buruşturup fırlattığım A4’lerle dolu. Kitaplarımdaki Hermione’den beklemezdiniz, değil mi böyle bir dağınıklığı? Son A4’ü atarken okkalısından bir küfür savurduğuma da inanmazsınız belki. Ben, Hermione’yim ama kitaplarımdaki Hermione değilim artık. Yaşadıklarımı yaşamış olsaydı, kimse aynı kalamazdı zaten. A4’leri masanın en uzak köşesine ittim buna başlamadan önce, eski günlere dönmeme yardım etmesi amacıyla sanırım, parşomene yazıyorum tüy kalemle. Eğer metnin orjinaline ulaşmayı başarmış bir gazeteden, taranmış el yazımı okuyorsanız anlamışsınızdır zaten. Ya da spikerin sesiyle beraber metnin orjinali aşağıya doğru kayıyordur televizyonda da öyle görmüşsünüzdür bunu.

Esas, bu zamana kadar fark edememiş olmanıza rağmen sizinle beraber büyülü bir halkın da yaşadığını anlatmam gerekiyor sanırım ama kendimi anlatmak zorunda hissettiğim gerçek şey bu değil. Son kitabımın ’on dokuz yıl sonra’ isimli bölümünün tamamen bir yalan olduğunu itiraf etmek zorundayım ölmeden önce, bunu kendime de itiraf etmeliyim. Biliyor musunuz, bu gerçekle yaşamaya alışmıştım aslında ama kitabı bitirdiğimden beri, on dokuz yıl önceki Hermione’den bir farkım yok. Kitapta uydurulmuş ya da değiştirilmiş tek gerçek son bölüm değil, tarihlerin hepsiyle oynadım ve bu yıl, Harry James Potter’ın Lord Voldemort’u yenmesinin üzerinden geçen on dokuzuncu yıl. Asam üzerine iddaaya girerim, bu yıl bitmeden hem Harry Potter hem de ben, ölmüş olacağız ki ölümümüzle beraber büyük bir kargaşa gelecek. Kehanet nefret ettiğim tek dersti ama inanın bana, bunların hepsi olacak. Beni rahatsız edenler olacaklar değil, olmuşlar.

Bundan tam on dokuz yıl önce, Harry Potter, Lord Voldemort’u öldürdü ama bu, Bellatrix Lestrange, Fred Weasley’nin hemen ardından, Ronald Weasley’i de öldürmeden önceydi. Beş çocuğunun ölümünün ardından, şu anda St. Mungo’da, Alice ve Frank Longbottom’ın arasındaki, şaşırtıcı belki ama Severus Snape’inkinin de tam karşısındaki yatakta hayatını sürdüren Molly Weasley, Lestrange’i öldüremedi ve o kahrolası cadı, karanlık için çalışmaya devam ediyor. Bunları saymak hiç hoşuma gitmiyor ama Molly Weasley’nin beş çocuğundan bahsetmeliyim. İlk ikisini az önce söyledim, Fred ve Ron. Kayıplardan bir diğeri Percy’di ama o öz annesi tarafından öldürüldüğünde ölüm yiyenler için savaşıyordu ve Ginevra Weasley ile sıkı bir düellonun ortasındaydılar. Kitapta söylediğim yalanların içinde en kalleşçelerindendi Percy’nin ailesiyle barışması ve tekrar doğru yolu bulması. Bill de bir başka kayıptı ama onu alan ölüm yiyenler değildi, en azından direkt olarak yapmadılar bunu. Bill Weasley Fenrir Grayback tarafından ısırıldığında, kitapta öyle olmasığını söylememe rağmen, dolunaydı. Bir kurtadama dönüşmüş olan Bill, savaşın bitmesini takip eden gece yarısında, nedenlerini kısaca anlatan bir mektup yazıp asasını şakağına dayadı ve olabilecek en temiz şekilde çözdü küçük tüylü sorununu: eşi Fleur’u dul bırakarak. Bill’in hiç çocuğu olmadı. Aslına bakarsanız, Molly Weasley’in hiç torunu olmadı. Charlie ve George, hiç evlenmediler ve kendilerini, hastalıklı bir şekilde savaşa adadılar. Tıpkı benim Harry’le yaptığım gibi…

Molly Weasley, Bill’in ölümünden sonra bile gördüğüm en güçlü kadınlardan biriydi, onu çökertenin en son ölüm olduğuna eminim. O gün Harry Potter ve Ginevra Weasley, onlardan önce Bill ve Fleur’un evlendikleri yerde evleneceklerdi, kovukta ama çift, Fleur’la Bill’den daha mutlu olamayacaktı. Son hazırlıklar yapılıyordu, bir buçuk saat kadar vardı düğüne, daha davetliler gelmemişti bile. Lavanta rengi bir nedime tuvaleti giyiyordum, derin bir göğüs dekoltesi vardı, diğer nedimelerle bir örnek giyinmeliydim ama Ginny, dekolteyi bir broşla kapamama izin vermişti, baş nedime bendim ve diğerlerinden küçük bir farkım olabilirdi görünüşte. Ron’dan –aslında onun… ölümünden sonra – bir erkeğin bana bakmasına katlanamıyordum.

Ginny’se o gün inanılmaz güzeldi, o gelinliğin içinde sanki bir… Yedi kitap yazdım ama onu tarif edebilecek bir benzetmeyi hâlâ bulamam. O gün nasıl göründüğünü anlatmam için defalarca yalvardı bana Harry ama elimden gelenin en iyisi bu, çok güzeldi işte. Gelini vaktinden önce kimsenin görmesini istemiyordum o yüzden nedimelerin kalanını düğüne kadar yapacak bir iş bulmaları için göndermiştik, işinin bittiğini söylediğinde kapıyı açmıştım ve gelinliğin içinde görmüştüm onu. Ron’un onu öyle görse neler yapacağından bahsettik, güldük ve ağladık. Onu damada teslim etmek için Arthur Weasley gelene kadar kimsenin içeri girmemesini tembih etmiştim Luna’yı kapıya dikerken. Ben daha kapıdan adımımı atar atmaz da Harry’nin içeri girme isteğini savuşturmak zorunda kalmıştım. Harry’nin “Lütfen, bir kere göreyim onu.” deyişi bugün bile hatırımdadır. Damadın gelini düğünden önce görmesinin uğursuzluk getirdiğini söyledim ona, yemek firmasıyla çıkan sorunu halletmek için acele ediyordum. “Bu gece bol bol görürsün.” dedim göz kırparak firmanın temsilcisine doğru hızlı adımlarla yürümeden önce. Ron’un yokluğunda, damadın iğrenç espriler yapan en yakın arkadaşı kontenjanını ben doldurmaya karar vermiştim. Harry ısrar etti, benim batıl inançlara normalde inanmayacağımı falan söyledi. O anda yalvarması komik gelmişti ama şimdi beni üzüyor. Herneyse.

Ben gittim ve hiç yenmeyecek olan yemeklerle ilgilenmek için firma yetkilisini buldum. Bir buçuk saat sonra Arthur Weasley kızını almak için odanın kapısına gelene kadar Ginny’i yalnız bıraktık. Arthur, kızının beklediği odanın kapısını çaldığında içeriden bir cevap gelmedi, o anda kızın içeride gelinliğiyle ağladığını düşünmüştüm, içinden tek bir ses bile gelmeyen odanın kapısında, onu dışarı çıkmaya ikna etmek için bir çeyrek saat dil döktüğümü hatırlıyorum. “Her kadın böyle anlarda duygulanır eminim, umarım ağlamıyorsundur, o makyaj için çok uğraştıklarını biliyordun, bak eğer konu Ron’sa, senin Harry’le evlendiğini görse eminim çok mutlu olurdu, eğer o- o, başına gelecekleri bilseydi seni emanet edeceği insan da bahse varım Harry olurdu.” Ve bunun gibi şeyler işte. Bir ara “Her şey çok güzel olacak.” demiştim ama umudumu ben de kaybediyordum. Değişmiştim ama hâlâ zekiydim, içeride bir şeylerin ters gittiğini ve ters giden o kahrolasıca şeyin yemek firmasından daha önemli olduğunu düşünebilmiştim. Bir süre sonra, birkaç karmaşık büyüyle kapıyı açtık ve içeri girdiğimde gördüğüm manzarayı hiç unutamam, Harry’nin unutabildiğini de sanmıyorum. Lavanta morifleriyle süslü, yarım yüzyıllık, beyaz duvar kağıdının üzerine kanla yazılmış satırlar, Sırlar Odası’nın ilk açıldığında gördüklerimi hatırlatmıştı bana. Ginny’nin kanıyla yazılmış iki yazıyı da kelimesi kelimesine hatırlarım. “Sıra sana da gelecek Potter, ama öldüğünde küçük nişanlından daha yalnız olacaksın. O tarafa gittiğinde çocuk, kuzenime selam söyle. Sevgiler, Bella.” Bir hafta sonra, Ginevra Molly Weasley’in –öldüğünde bir Potter değildi- cenazesinde, nedime tuvaletinin üstüne taktığım broşu takmıştım, muhtemelen bu yazıyı bitirdikten sonra mücevher kutumun yanına gider ve tekrar bakarım ona. Cenaze boyunca Harry, konuklarla ilgilendi, asasıyla tepsileri gereken yerlere uçurdu, bardaklar yarattı ve en son, Ginny’nin tabutunu asasının bir hareletiyle kapattı. Tören bittikten sonra, asasını benim gözlerimin önünde ikiye ayırışını seyrettim. Harry Potter, asasını en son o gün kullandı.

Ginevra Weasley’in ölümü bize, uzun zamandır şüphelendiğimiz şeyin doğru olduğunu kanıtladı. Ölüm yiyenleri bir arada tutan Lord Voldemort değildi, bütün o caniler zaten caniydiler, istedikleri kandı, vahşetti, ölümdü. Ki başlarında baskıcı bir liderin olmaması, bunu daha kolay almalarını sağladı. Başıboş değildiler ama artık uğraştıkları ölümsüzlük falan değildi, özellikle tek bir kişiyi öldürmek üzerine de yoğunlaşmıyorlardı. Sihir dünyasının yarısından çoğu ölümyiyenlerleydi ve öldürmeyi istedikleri, Harry değildi, bütün muggle doğumlular, muggle aşıkları, safkanlar ve tabii mugglelardı. Lucius Malfoy, Fenrir Grayback, Lestrange Çifti gibi kitap boyunca tanıdığınız seçkin ölümyiyenler tarafından yönetiliyordu bu ordu ama dediğim gibi, ortada belli bir yönetim yoktu. Sadece Bellatrix Harry’i öldürmeyi özellikle istiyordu ama onun amacı da bunu kendi elleriyle yapmaktı, o Voldemort’un öğrencisiydi ve ortada bir kehanet yokken, Harry’nin karşısında bir şansı da yoktu. Ama ondan önce, sevgili Bella beni öldürmeyi istiyordu, dediği gibi, Harry Potter yalnız ölmeliydi ona göre, bu dünyada sevdiği herkesin uzun süredir bu dünyanın bir parçası olmadığını, hepsinin acı çekerek öldüğünü bilerek.


En son Dianne D. Andié tarafından Salı Eyl. 01, 2009 4:38 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dianne Dickenson
Bitkibilim Profesörü
Bitkibilim Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 171
Nerden : İzmir.
Gerçek İsim : Esra. ^^
Tarafı : Tarafsız.
Kan Durumu : Safkan ya da melez, kendisi de bilmiyor.
Rp yaşı : Hebele.
Özel Yetenek : Yok.
Evcil Hayvan : Bitkileri tercih ediyor.
Kayıt tarihi : 16/06/09


MesajKonu: Geri: Dianne * Rowling'in Vasiyeti   Salı Eyl. 01, 2009 3:37 pm

Harry Potter’ın en iyi arkadaşının ve sevdiği kadının ölümünden sonra hayata küstüğünü söylememe gerek yoktur herhalde. Artık büyücü halkının başına gelenler umrunda değildi, Voldemort’u öldürmesi hiçbir şeyi daha iyi yapmamıştı, Bellatrix’in, Lucius’un ve diğerlerinin ölümü de bir şeyi değiştirmeyecekti. Hem artık bir kehanet olmadığına göre, özellikle onun yapması gereken bir iş de yoktu, büyücü halkı ne yapacaksa kendisi yapmalıydı. Sevdiği o kadar insan öldükten ve kendisi de ölümden döndükten sonra, acısıyla başbaşa kalmayı hakkediyordu. Bakanlığın, Hogwarts’ın ve diğer bütün yerlerin içindeydi artık ölüm yiyenler ve yayılmaya çoktan başlamışlardı. Lord Voldemort’un öldürülmesi, sandığımızın aksine, bu süreci tersine çevirmeye yetmiyordu. Bizim ölümümüz, kalan iyilerin moralini bozacaktı, bu yüzden ölmemeye karar verdik, yaşamanın bize çok bir şey ifade etmediğini söylememe gerek yok. Ayrı ayrı kaçacaktık ve sıradan mugglelar gibi davranacaktık, ben muggle doğumluydum ve Harry de on bir yıl boyunca onlarla yaşamıştı, bu sorun olmazdı. Ben, adımı değiştirdim, kaçmaya başladım ve Portekiz’e taşındım.

İngilizce öğretmenliği yapıyordum, sihir yoluyla diploma işini ayarlamak benim için sorun olmamıştı, muggle okulundayken de iyiydi hem derslerim. Harry’le hiç görüşmüyorduk ve birkaç yılın sonunda, inanılmaz derecede yalnız hissediyordum kendimi. Jorge’un bana evlenme teklifi etmesi de, işte o yalnızlığı her zamankinden daha yoğun yaşadığım bir ana denk gelmişti, başka türlü kabul edeceğimi düşünmüyorum. Jorge'a aşık değildim ama ona merhamet duyuyordum sanırım. Onunla bir kızımız oldu, Jessica ve onun olması için yapmam gerekenleri sadece görev bilinciyle yapmıştım. Jessica… Ama kocam yanımda değilken hep Rosie dedim ona. Bana Ron’u çağrıştırıyor diyeydi galiba bu. Sonra ben, kızımızın ağlarken tavanki avizeyi yere düşürüp patlatmasının ardından, Jorge'a aslında kim olduğumu ama daha da önemlisi ne olduğumu açıkladım. Jess ile beraber İngiltere’ye dönmemiz de, itirafımdan en fazla bir ay sonraydı işte. Sadece işsizlik maaşı alıyordum ama pek bir harcamam olmuyordu zaten. Ben, Harry’nin aksine, asamla hayatımızı kolaylaştırırdım sık sık.

Harry… İngiltere’de onunla tekrar karşılaştık, bakanlıktan çıkıp evine dönerken öldürülen Arthur Weasley’in cenazesinde. Molly’nin, eşinin öldüğünden haberi olmadı hiç, o sırada St. Mungo’ya kapatılmıştı zaten, bilincini kaybetmişti. Ginny’nin cenazesinde taktığım broşu, onun cenazesinde de takmıştım. O gün cenazede, tek başımıza neler yaptığımızı konuşmadık hiç, bunlar daha sonra ortaya çıktı kendiliğinden. O gün ortaya kendiliğinden çıkan şey, yaşadıklarımızı yazma fikriydi. Başta savaşta ölen kahramanları onurlandırmaktı amacımız, olayın ne zaman ticari bir boyut kazandığını inanın bilmiyorum. Kitabı yayınevine götürdüğümde, ne olacaksa olsun artık, diyorduk. En azından birileri gerçeği bilmeliydi, savaşı, aydınlığın kazanması için harcanan emekleri, bu uğurda ölenleri… Bizim de ölmemiz sorun yaratmazdı, Tanrı aşkına, ne için yaşıyorduk ki zaten? Onu ilk ve son öpüşümden sonra Ron ölmüştü. Eğer Harry, Ginny’le mutlu olsa bunu kaldırabilirdim belki. İkisinin çocuklarının, evinde bir sürü kedisi olan, aşırı başarılı, çocuklara karşı anlayışlı, müzmin bekar teyzeleri olabilirdim belki ama bu hiç olmadı.

Beklediğimiz tepkiyi almadık, kitabın çıktığından büyü dünyasının haberi bile olmadı. Benimle konuşmak için bir bakanlık görevlisi geldiğinde, beşinci kitap çıkmıştı bile. Durdurmamı istedi ama ben ona blöf yaptım, dünyanın bilmemkaç yerinde bilmemkaç milyon yayıncıya, benim başıma bir şeyin gelmesi halinde yayınlamaları talimatıyla, bu okuduğunuza benzer bir yazı yazdığımı söyledim, o durumda bütün mugglelara büyücülerin gerçek olduğu duyurulacaktı. Buna inandılar ve ben de yazdım. Esas sorun yaratan, hiçbir işi tam yapamayan bakanlık değildi zaten. İnsanların korkularıyla beslenen ölüm yiyenler, muggleların varlıklarını bilmesinden rahatsız olmazdı, onlar korkuyla besleniyorlardı sonuçta ki ruh emiciler onların safındayken, bu sadece mecazi değildi. İşte bu yüzden, kitabı gerçekte bittiği gibi bitiremeyeceğimi anladım, biraz daha mutlu bir son olmalıydı gerçekten. Ben ve Ron, tıpkı Harry ve Ginny gibi evlenmeliydik, yaralar sarılmalıydı, şu anda muggle doğumlulara mektup göndermeyen Hogwarts, eğitimine eskisi gibi devam etmeliydi. Ben de öyle yazdım.

Bana sorun çıkartan esas kişi, Bellatrix Lestrange’di. Harry’e değil, bana sorun çıkartıyordu, beni öldürmeden önce Harry’i öldürmeyeceğine yemin etmişti çünkü. Sık sık kaçtım, güçlü koruma büyüleri kullandım, yer değiştirdim ama bunları, muggle basınına yansıtmamayı başardım. Yaşadım.

Eski yoldaşlık üyelerinden birinin cenazesindeydik Harry’le, adamın eşi muggledı ve onunla beraber öldürülmüştü. Evlilik yıldönümlerini kutluyorlarmış o gün, üzücü. Ortada, seherbazın kardeşine bırakmış olduğu için kurtulan minik bir bebek vardı, bir melez. Uzun süre yaşatmazlardı onu da. Açık tabuta bakarken o, “Ne düşünüyorsun?” diye sordum. “Ron başına bir şey geleceğini bilse, seni bana emanet ederdi, değil mi?” dedi yeşil gözlerini benimkilere dikerken. Birkaç hafta sonra, evimizde, eskilerden sağ kalan birkaç kişinin –öyle söylemiş olmamama rağmen, babasının mesleğini devam ettiren ve düğün boyunca, üzerimde bir vızıldayan hophop gördüğünü söyleyen Luna vardı mesela - şahitliğinde evlendik. Harry’le ben, bir kere bile dokunmadık birbirimize. Bizim çocuklarımız sandıkları, ölen Yoldaşlık üyelerinin küçük çocuklarıydı hep.

Bu yıl ben, kesinlikle öleceğim. Bundan bir hafta kadar önce, Hogwarts melez öğrencilerinin tamamını da kapı dışarı etti. Bakanlık artık açıkça ölümyiyenlerin elinde ve biz artık sadece Bellatrix’in değil, bütün ölümyiyenlerin gözünde bir sembolüz. Mutlu günlere ve aydınlığa ait bir simge. Peşimizde sadece Bellatrix yok artık. Koruma büyüleri bir fayda etmiyor ama ben hayatta olduğum sürece Harry güvende, Bella’ya bu konuda güvenebilirim. Çocukları güvenli bir yere gönderdik, Yoldaşlık hâlâ faliyette ama artık sadece saklamak amacı. Yoldaşlık beni de saklıyor, kitaplarım bittiğine göre artık göz önünde olmam gerekmiyor ve Çok Özlü İksir beni daha uzun süre idare eder. Her dakika benim için kâr, hayattan zevk almamama rağmen öyle. Yaşadığım her dakika, Harry’e de birkaç dakika kazandıracak. O ölmemeli. Şu anda, eskiden düşündüğüm şeyi düşünmüyorum, Harry asasını yeniden eline almalı ve sırf insanlara biraz umut verebilmek için olsa da, savaşmalı, ben öleceğim ve en büyük arzum bu. Harry görünmezlik pelerinini bana verdi ama saklanmaktan sıkıldım artık. Benim yapabileceğim başka bir şey yok, şimdi siz, bütün mugglelar neyle karşı karşıya olduğunuzu biliyorsunuz ve ben, kendinizi kurtarmak için bir şeyler yapmaya başlayacağınızı umuyorum. Ah, evet, öleceğim. Bu yazıyı bitirdikten sonra görünmezlik pelerinine ihtiyacım olmayacak. Tıpkı Ozan Beedle'ın masalındaki en küçük kardeş gibi, eski bir dostumu, ölümü karşılayacağım. Öleceğim, Ginny’nin, Arthur’un ve daha birçok kişinin cenazesinde taktığım o broşu kendi cenazemde de takarım büyük ihtimalle. Ama bunun bir önemi yok.

Bundan bir şekilde haberdar olduğunu biliyorum Harry, bu bir kehanet değil belki ama geri dönmelisin. Mugglelar seni destekleyeceklerdir, arkanda böyle karanlık bir dünya bırakamazsın, benim yaptığımı yapamazsın. Bunları yazarken, sana yalvarırken bile, bir şey yapmayacağını biliyorum aslında, yine de muggleların aydınlık büyücüleri kendi yöntemleriyle desteklemelerini umuyorum. Kazanacaklarına inandığımdan değil, senin kazanabileceğine inandığımdan da değil Harry. Biz bir şey yapamayız. Artık kimse yapamaz. O zaman, bunu okuyorsan, çok vaktin yok demektir. Yapabileceğim en iyi şey, lezzetli bir son yemek yemeni önermek olacak sana. Ben bu mektubu gereken yerlere ulaştırdıktan sonra, öyle yapacağım. Muhtemelen tavuk olur bu. Hogwarts’ta ilk günümüzde yediğimiz tavuğun tadını hatırlıyor musun Harry? Ben hiç unutmayacağım.

J.K. Rowling diye bilinen, Hermione Jane Granger.


En son Dianne D. Andié tarafından Salı Eyl. 01, 2009 4:37 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Riley Beth McConnor
Gryffindor III.Sınıf
Gryffindor III.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 875
Gerçek İsim : Buseee'
Tarafı : Aydınlık ' Z.A.Y. ' D.O.
Kan Durumu : Safkan
Rp yaşı : 15
Asası : Çoban Püskülü
Evcil Hayvan : Köpek Fake ve Baykuş Sovie
Kayıt tarihi : 16/07/09


MesajKonu: Geri: Dianne * Rowling'in Vasiyeti   Salı Eyl. 01, 2009 3:54 pm

Gülüyorum, nedensiz değil ama yazar tavuk yüzünden.

Gerçekten kapıldım kurguna her satırı tekrar tekrar okuyorum. Önemsemeyip bitireyip dedim olmadı, aklım kazındı başlara. Hemen dönüyorum...

Edit +'ları :'P
Birkez daha okudum baştaaaan sona. Hermoynini neler yapmış meğer. Çok hoşuma gittim bu karamsar Rowling, gerçekten çok güzel bir kurguymuş. Hepsine tek tek değinmişsiniz. Mugglelar biliyor neyseki.

Stephenie Meyer da vampir zaten, ben söylemiştim :face:
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://hogwarts-rpg.editboard.com/lejant-f27/pearl-beth-side-t70
Winona Bannatyne
Admin|Sihir Bakanı
Admin|Sihir Bakanı


Mesaj Sayısı : 1059
Gerçek İsim : Gizem ~
Tarafı : -
Kan Durumu : Safkan
Rp yaşı : 23
Evcil Hayvan : -
Kayıt tarihi : 05/08/09


MesajKonu: Geri: Dianne * Rowling'in Vasiyeti   Salı Eyl. 01, 2009 4:17 pm

Niye bu kadar güzel ve inandırıcı yazmak zorundasın *-* Çok güzel olmuş canım yaa ellerine sağlık ^^
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dianne Dickenson
Bitkibilim Profesörü
Bitkibilim Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 171
Nerden : İzmir.
Gerçek İsim : Esra. ^^
Tarafı : Tarafsız.
Kan Durumu : Safkan ya da melez, kendisi de bilmiyor.
Rp yaşı : Hebele.
Özel Yetenek : Yok.
Evcil Hayvan : Bitkileri tercih ediyor.
Kayıt tarihi : 16/06/09


MesajKonu: Geri: Dianne * Rowling'in Vasiyeti   Salı Eyl. 01, 2009 4:31 pm

Eheheheh, tişkür ettim. *Şımarmak* :lol!: Afiyet olsun. xD Şimdi ikinci defa okuyunca fark ettim çok dandik yazım yanlışlarım varmış ama sağolun yahu. xD

Evet, o kadının bakışlarında ben de bir vampiriklik (hımm) seziyorum. xD
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Winona Bannatyne
Admin|Sihir Bakanı
Admin|Sihir Bakanı


Mesaj Sayısı : 1059
Gerçek İsim : Gizem ~
Tarafı : -
Kan Durumu : Safkan
Rp yaşı : 23
Evcil Hayvan : -
Kayıt tarihi : 05/08/09


MesajKonu: Geri: Dianne * Rowling'in Vasiyeti   Salı Eyl. 01, 2009 4:33 pm

I-ıhhh, konuya kapılıp gidince zaten yanlışı manlışı fark etmiyosun :P xD
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Margarita Elisa Unique
Muggle* Lütfen bir mesleğe ya da seçmen şapkaya başvuru yapın.
avatar

Mesaj Sayısı : 263
Nerden : Mersin * Mezitli
Meslek : SBS'zede
Gerçek İsim : Z.e.y.n.e.p Nur * Zeyna derler ama ^^
Patronus : Vakti gelince...
Tarafı : Hele bir savaş çıksın. Tarafımız belli zaten ^^
Kan Durumu : Melez
Rp yaşı : 13
Asası : Olivander Amca verecek.
Özel Yetenek : Fazla zeki xP
Evcil Hayvan : Örümceklere karşı büyük bir ilgisi var ve yakın zamanda bir karadul alıcak ^^
Kayıt tarihi : 21/08/09


MesajKonu: Geri: Dianne * Rowling'in Vasiyeti   Salı Eyl. 01, 2009 4:52 pm

Beğenmedim. Bayıldım! :cheers:
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Vladimir Stepan Nieltsev
Chornoye Pravda Solisti/Piyanisti & Rol Oyun Akademisi Üyesi
Chornoye Pravda Solisti/Piyanisti & Rol Oyun Akademisi Üyesi
avatar

Mesaj Sayısı : 1269
Nerden : İzmir ~ Bakü. ^^
Meslek : Ne iş olsa yaparım. Malum işsizlik var. :P
Tarafı : Sağ-sol-ön-arka.
Kan Durumu : Safkan
Rp yaşı : 19
Evcil Hayvan : Kaoru. Maalesef evcil değil.
Kayıt tarihi : 17/07/09


MesajKonu: Geri: Dianne * Rowling'in Vasiyeti   Salı Eyl. 01, 2009 6:59 pm

Aslında bu hikayeyi beğenmedim.
Bayıldım!
Şu tavuk olayı da güldürdü beni. (:
Ama anlamadım şurasını, yazar a4 kağıtları atarken çok değiştim diyor, ama şu cümle beni bu konuda çelişkiye düşürdü:
Alıntı :
Biliyor musunuz, bu gerçekle yaşamaya alışmıştım aslında ama kitabı bitirdiğimden beri, on dokuz yıl önceki Hermione’den bir farkım yok.

Niye bu kadar sürükleyici yazmak zorundasın ki? (:




-Eşcinsel yolda yürürken düşmüş? Neden?
-Gaymış. :D
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Dianne Dickenson
Bitkibilim Profesörü
Bitkibilim Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 171
Nerden : İzmir.
Gerçek İsim : Esra. ^^
Tarafı : Tarafsız.
Kan Durumu : Safkan ya da melez, kendisi de bilmiyor.
Rp yaşı : Hebele.
Özel Yetenek : Yok.
Evcil Hayvan : Bitkileri tercih ediyor.
Kayıt tarihi : 16/06/09


MesajKonu: Geri: Dianne * Rowling'in Vasiyeti   Salı Eyl. 01, 2009 7:11 pm

Cidden, n'apmışım orada ben yahu? O.o "Ron öldü. bunu kabullenmiştim ama kitapta yaşadığını söyleyince gerçekten yaşıyormuş gibi geliyor artık." tarzı bir şeydi galiba. ^^
Teşekkür ederim bu arada. :lol!:
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Patrick S. Patel
Muggle* Lütfen bir mesleğe ya da seçmen şapkaya başvuru yapın.
avatar

Mesaj Sayısı : 604
Nerden : heryerden
Meslek : başbelası
Tarafı :
Kan Durumu : melez
Rp yaşı :
Evcil Hayvan :
Kayıt tarihi : 06/07/09


MesajKonu: Geri: Dianne * Rowling'in Vasiyeti   Cuma Eyl. 04, 2009 6:40 pm

Eğer süper dersem gerçekten haksızlık olur.
Hani rp de Ginny'nin o anki güzelliğini harry e anlatamıosun ya aynı hesap...Bunun güzelliği anlatılamaz.Gerçekten yazar olabilirsin.
Birkaç örnek rp daha yazsan sevinçle okurum...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Janice Audorphe L'Amour
Hogwarts Okul Müdürü | Boş Ders Profesörü
Hogwarts Okul Müdürü | Boş Ders Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 1585
Tarafı : Tarafsız
Kan Durumu : Safkan
Rp yaşı : 24 civarları
Özel Yetenek : Zihnefendar & Görücü
Evcil Hayvan : Yok
Kayıt tarihi : 06/08/09


MesajKonu: Geri: Dianne * Rowling'in Vasiyeti   Cuma Eyl. 04, 2009 6:42 pm

Arkadaşlar.. Yorumlar buraya yapılmıyor. Dianne BU foruma başlık açacak, siz oraya yorum yapacaksınız. Lütfen buna dikkat etin.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Winona Bannatyne
Admin|Sihir Bakanı
Admin|Sihir Bakanı


Mesaj Sayısı : 1059
Gerçek İsim : Gizem ~
Tarafı : -
Kan Durumu : Safkan
Rp yaşı : 23
Evcil Hayvan : -
Kayıt tarihi : 05/08/09


MesajKonu: Geri: Dianne * Rowling'in Vasiyeti   Cuma Eyl. 04, 2009 8:03 pm

Dianne D. Andié demiş ki:
Ehm. Tek bölüm falan fişman olduğu için bu başlığa yorum yapabilirsiniz. x)

Dediği için buraya yapmıştık yorumları ^^
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Janice Audorphe L'Amour
Hogwarts Okul Müdürü | Boş Ders Profesörü
Hogwarts Okul Müdürü | Boş Ders Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 1585
Tarafı : Tarafsız
Kan Durumu : Safkan
Rp yaşı : 24 civarları
Özel Yetenek : Zihnefendar & Görücü
Evcil Hayvan : Yok
Kayıt tarihi : 06/08/09


MesajKonu: Geri: Dianne * Rowling'in Vasiyeti   Paz Eyl. 06, 2009 12:03 am

Yine de yorumlar bölümü açtık. O yüzden dedim ^^ Burası normalde hikaye amaçlı açılmamıştı nasolsa. Oraya yazmak daha iyi olabilir. İlerde karışıklık olur, herkes burda yorum yazar falan.. ^^ Umarım anlatabilmişimdir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Winona Bannatyne
Admin|Sihir Bakanı
Admin|Sihir Bakanı


Mesaj Sayısı : 1059
Gerçek İsim : Gizem ~
Tarafı : -
Kan Durumu : Safkan
Rp yaşı : 23
Evcil Hayvan : -
Kayıt tarihi : 05/08/09


MesajKonu: Geri: Dianne * Rowling'in Vasiyeti   Ptsi Eyl. 07, 2009 10:51 am

Elbette ^^ Am geçti artık diyelim, tüm yorumlar buraya yapılmış zaten ^^ Sizi anlıyorum, eğer Esra yeni konu açsaydı oraya yapardık muhtemelen ^^
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Cosetté Beatrix Depaisé
Ravenclaw III.Sınıf
Ravenclaw III.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 401
Nerden : New York.
Meslek : Öğrenci.
Gerçek İsim : Alperen.
Patronus : Yaşım tutmuyor.
Tarafı : Aydınlığa yatkın ama taraf çatşmalarına girmiyor.
Kan Durumu : Safkan.
Rp yaşı : 15.
Asası : Porsuk.
Özel Yetenek : Daha yok
Evcil Hayvan : 2 Birman kedisi var. İkizler onlar da ((:
Kayıt tarihi : 30/08/09


MesajKonu: Geri: Dianne * Rowling'in Vasiyeti   C.tesi Eyl. 19, 2009 5:36 pm

Wowwwwwwwwwwwwwwwwww ! Öldüm bittim mahvoldum. Süperrrrrrrr ! Bayıldımmmmmmmmmmmm! Bittiiiiimmmmm! Veee benzeri övgülerrr XD Yoksa sabaha kadar sürecek yoruumum XD Gerçekten mükemmeldi yaa XD
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Dianne * Rowling'in Vasiyeti
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Seçmen Şapka ve Puanlanan Rpler-
Buraya geçin: