AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Giedre*

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Giedre Bjerre
Muggle* Lütfen bir mesleğe ya da seçmen şapkaya başvuru yapın.


Mesaj Sayısı : 1
Tarafı : Tarafsız.
Kan Durumu : *
Rp yaşı : *
Evcil Hayvan : *
Kayıt tarihi : 06/09/09


MesajKonu: Giedre*   Paz Eyl. 06, 2009 9:56 pm

Elinde her zamanki gazetesi, daireler oluşturacak şeklide kasvetli odanın havasını iyice boğan sigarasını tüttüren adam gözünün ucuyla Marseglia'ya bakmaya başlamıştı. Üstünde olduğunu fark ettiği iki çirkin göze aldırmamaya çalışarak önündeki kitaplara bakıyordu, yaklaşık iki hafta önce İngiltere'den özel olarak sipariş ettirdiği kitaplara. Yaklaşık bir metrelik bir yığın oluşturacak şekilde dizilmiş kitaplar uzaktan bakınca korkunç görünüyordu gözüne. Her biri en azından iki-üç kilo ağırlığında görünüyorlardı, evet. Birkaç gün sonra sonunda Hogwartslı olacaktı o da. Buna bir yandan seviniyor bir yandan da Fransa'dan, ailesinden koca bir dönem uzakta kalma düşüncesi aklına gelince tereddüde düşüyordu. Ya o bütün yaz kimden geldiğini araştırdığı mektup yalansa? Ya ailesinin öz çocuğuysa, mektubu yollayan kocaman bir palavra attıysa? Kafasını kurcalayan soruların etkisinden gecelerce kurtulamamıştır. Kurtulmak mümkün müydü gerçi? Hogwarts'ta kanından biri olduğunu buradaki tüm yaşamının yalan olduğunu babanın aslında bir alkolik, anneninse şu Hogwarts'ta olduğunu öğrendiğin ikizinle sizi alkolik babanızın kirli olduğunu öğrenmek. Hem de hepsini özensiz bir İngilizceyle ve karmaşık bir el yazısıyla yazılmış gönderenin kim olduğu bilinmeyen bir mektupla öğrendiğini düşünce... Aslında içine kapanık biri olmamıştı hiçbir zaman ama bu travmadan -doğru kelime buysa eğer- sonra kimseyle konuşmayı istemez olmuştu. İlk defa birileri için ağlamıştı, evet. Gerçi ağlamak gözünden süzülen birkaç damla yaştan ibaretse. Sonra kendini zayıf hissedip susturmuştu zaten, ağlayıp içini boşaltmak ona göre değildi. Zayıflık ona göre değildi. Tabii bu öğrendiklerini ailesiyle paylaşınca ailenin gözdesi olmaktan bir anda düşeceğini tahmin ettiğinden kendine sakladı. Çok ağır sayılmazdı, ya da kendini ağır saymamak için zorluyordu bu sırrın altında ezilmek istemediğinden, kim bilir? Bunun cevabını kendisi de bilmiyordu aslında. Tek bildiği tüm şımarıklık ve ailenin tek çocuğu olma avantajlarını kullanarak babasını Hogwarts'a geçiş yaptırması için ikna ettirmeyi başardığıydı. Babası da prestijli bir büyücü olacak ki onu bu dönem Hogwarts'ta okuması için müdürü ikna etmişti. Marseglia'yı kendi elleriyle Hogwarts'a götürecek bina seçimi müdürün odasında yapılacaktı. Tabii Marseglia araştırma özürlüsü biri olduğundan dolayı Hogwarts'la ilgili hiçbir şey bilmiyordu. Sadece kendine güveniyordu. Yetenekli bir cadıydı ve her türlü büyünün, ödevin üstesinden gelebilirdi. Zorlanacağı şeyler olacaktı tabii, buradaki okulunda da olmuştu ama sonunda öyle ya da böyle öğrenirdi. Azimliydi bu konuda, evet. Tabii, inek değildi. Kitapları falan sevmezdi, uygulamalı dersler ona göreydi. Yazı yazmada da pek başarılı sayılmazdı. Zaten ileriki hayatında işine yarayacak şeylerin büyüler olduğunu bildiğinden kitaplarla iyi anlaşamamasını ya da yazıyla arasının pek iyi olmamasını takmıyordu. Hogwarts'ta alışkanlıkları değişebilirdi ama. Doğrusu alışkanlıklarını değiştirmekten de hiç hoşlanmazdı. Tabii her şeyi zaman gösterecek. Hogwarts'a gittiğinde ilk olarak oralara alışmayı düşünüyordu sonra şu ikiz zımbırtısını adam akıllı arayabilirdi. Birkaç tane de yandaş gibi bir şeyler lazımdı ama. Arkasını kollayacak birileri olursa faaliyetlerini adam gibi gerçekleştirebilirdi. Hogwarts için planları vardı, evet. Okula ilk gittiğinde alışmayı beklemiyordu tabii hemen. Zaten böyle giderse Jerard onu götürmemeye bile karar verebilirdi. Adamın sağı solu hiç belli olmuyordu.

Müdürün Odası~

Tablo dolu duvarların arasında odanın gösterişine uyum sağlamış masanın deri sandalyesinden şimdi kalkıp oda da turlayamaya başlamış adamın beyaz sakallı adamı ağzından çıkan kayıtsız sözcüklerle Marseglia’nın bir zamanlar ikna gücünü ondan aldığını düşünmesine sebep olacak ustalıkta ikna gücüne sahip garip çıkık çehresinde alaycı gülümsemesiyle ikna etme yetisini kullanıyordu. Marseglia’yı okula birkaç gün geç getirmiş olmaktan pişmanlık ya da utanma duymuyor gibiydi. Çirkin denilebilecek yeşillikte gözleri kızını bu okula gelmek istediği için alaya alıyormuş gibi bakıyordu, art niyetli bir insan iğrenerek bakma diye bile adlandırabilirdi bu bakışları. Jerard’a meydan okumak istercesine gökyüzünün eşsiz rengi odanın ışığında daha bir parlayan mavi gözleriyle Jerard’ın esrarlı yüzüne bakıyordu. Yüzünde babasından klonlanmış alaycı gülümsemesiyle müdürün sonunda Jerard’ın kelime oyununa yenik düşmesini izliyordu. Zavallı beyaz sakallı ihtiyar sonunda Jerard’ın keskin diline yenik düşmüş beyaz bayrağı çekmişti. Odanın içinde volta atmaya bir son verip Marseglia’yı memnun ederken Marseglia’nın görüş hizasındaki raftan büyülü nesne olduğunu anlanan eski, tozlu bir şapkayı alıp onlara doğru yürümeye başladı. Yüz ifadesi halinden pek memnun olmadığını açıkça belli ediyordu ama bu memnuniyetsizliği iyi sakladığını düşünüyor gibi görünüyordu. Bunak ihtiyarın biri işte ne beklersin! Gençlere yolu açması gerekirken... İçinden müdüre saymaya başlamıştı bir yandan da ne yapmaya çalıştığını anlamaya çalışıyordu. Marseglia’ya iyice yaklaşmıştı. Tozlu şapkayı kafasına koyabilecek kadar. Marseglia’yı da şaşkına çeviren bir çeviklik ve naziklik belirtisi hareketle milattan öncelerden kalma şapkayı kafasına koyuvermişti. Şaşkınlıktan kurumuş dili ağzını açmasına izin vermiyordu. En sonunda kendinde neler oluyor diyecek cesareti bulduğunda kafasında birinin konuştuğunu hissetti. Kelimeleri anlamsızdı. Birinin kişisel özelliklerini tartıyor gibiydi. Olayı anlamasıyla şapkanın başında çığlık atması bir oldu: “Slytherin!” sorar gözlerle babasına ve müdüre aynı anda bakmaya çalışıyordu. En sonunda müdür şapkayı eski yerine koyup gösterişli masasının çeşitli değerli taşlarla süslü koltuğuna kibar görünen bir hareketle oturunca söze başladı;
“Slytherin, senin bundan sonra çatısı altında okuyacağın bina. Senin özelliklerine benzer özelliklere sahip yeni arkadaşlarınla beraber zindanlardaki yatakhanenizde kalacaksınız.” Eh, gerçekten de açıklayıcı bir nutuk(?) olmuştu bu. Kendi okulunda da iler böyle yürüyordu bu siteme alışıktı. Ayrıca şu kendine benzeyen yeni arkadaşları* da merak ediyordu doğrusu ama birazdan onlarla tanışacağını fark etti. Babası ayaklanmış onun kalkmasını bekliyordu. Hızlıca yerinden kalktı yeni yuvasına, Slytherin Ortak Salonu’nun olduğu şu meşhur zindanlara doğru müdürün tercümanlığında ilerlemeye başladı. Bu yıl her zamankinden farklı olacağa benziyordu, evet. Burnu yaramazlık kokularını şimdiden almaya başlamıştı bile…

Marseglia* ismi yalnız bende var zaten, rp aleminde. Bilen bilir rp'mi de başka bir site için yazmıştım.^^



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Janice Audorphe L'Amour
Hogwarts Okul Müdürü | Boş Ders Profesörü
Hogwarts Okul Müdürü | Boş Ders Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 1585
Tarafı : Tarafsız
Kan Durumu : Safkan
Rp yaşı : 24 civarları
Özel Yetenek : Zihnefendar & Görücü
Evcil Hayvan : Yok
Kayıt tarihi : 06/08/09


MesajKonu: Geri: Giedre*   Perş. Eyl. 10, 2009 3:27 pm

Betimleme:25/30
Çevre betimlemesi vardı, yeterli sayılabilirdi de. Duygusal betimleme.. Tamam, duygularını anlatmıştın; ama biraz daha etkileyici anlatabilirdin. Kafamızda ve kalbimizde daha iyi hissedebileceğimiz şekilde yani.

Uzunluk:15/15
Uzunluk yeterliydi. Biraz daha uzun olsa sıkıcı olabilirdi belki, bu kurgu için. İyi ayarlamışsın.

Renk Düzeni:15/15
Renk düzenini iyi ayarlamışsın. Rp rahatlıkla okunuyordu.

İmla Düzeni:17/20
Kesme işareti kullanımına biraz dikkat etmelisin. Kullanmayı unutuyor gibisin.

Yazım:15/20
Kurgu güzeldi; ama bazı cümleleri fazlasıyla uzun tutmuşsun. Bu yazının akıcılığını azaltmış. O cümleleri okurken fazlasıyla sıkıldım.

Sonuç: 87
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Giedre*
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Seçmen Şapka ve Puanlanan Rpler-
Buraya geçin: