AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Juliette A. Valley

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Juliette Anné Valley
Muggle* Lütfen bir mesleğe ya da seçmen şapkaya başvuru yapın.


Mesaj Sayısı : 2
Tarafı : Karanlık
Kan Durumu : Safkan
Rp yaşı : 13
Evcil Hayvan : -
Kayıt tarihi : 11/09/09


MesajKonu: Juliette A. Valley   Cuma Eyl. 11, 2009 8:01 pm

"Bir an önce o duvardan geçmezsen Hogwarts Ekspresi'nin kaçıracağız!" dedi küçük kızın ablası. Ama July geçmek istemiyordu. Sandığıyla birlikte platformun karşısında durmuş, çevresindekilerin bakıp bakmadığını kontrol ederken, annesi onu rahatlatmaya çalışıyordu. "Bu çok saçma! O duvara çarpıp düşeceğim ve hepiniz bana güleceksiniz." diye çıkıştı küçük kız. July'nin beşinci sınıfa giden ablası, otuz saniyede bir kol saatine bakıp homurdanıyordu. O sırada önlerine üç kişilik bir aile geldi ve gayet rahat biçimde duvara doğru yürümeye başladılar. Küçük kız hemen bir adım öne çıkıp onların ne yaptığını seyretmeye koyuldu. Onlar ağır adımlarla ilerlerken içinden, duvara çarpıp düşdüklerinde ne kadar komik bir durum olacağını düşünüyordu. Ama beklediği gerçekleşmedi. Aile rahat bir biçimde dokuz ve onuncu peronlar arasında kaybolmuştu.
"İşte bak, kimse düşmüyor Julia. Daha fazla geç kalamam. Gidiyorum." dedi genç kız. O sırada Mrs. Valley onu kolundan tuttu ve kızına sarıldı. "Hadi artık kızım. Ablanla birlikte geçmelisin." dedi ve zayıf kollarıyla kızını sardı. Bunu daha önce dört kere yapan deneyimli kız, "Eğer aptal durumuna düşersek birlikte düşeriz Julycik. Hadi bakalım. Noelde görüşürüz anne." diyerek kardeşinin kolunu tuttuğu gibi duvara doğru sürükledi. Duvara çok yaklaştığını farkeden kız hızlıca gözlerini yumdu. Sürüklenmeye devam ederken en son annesinin, "Görüşürüz çocuklar. Dikkatli olun." dediğini duydu.


July tedirgin adımlarla yürümeye devam ederken, duvarla arasında ne kadar mesafe kaldığını merak etti. Ama birden sesler değişti. Küçük kız gözlerini açtığında karşısında dumanı tüten devasa kırmızı bir trenle karşılaştı. Şaşkınlığını gizleyemedi ve hemen yanındaki ablasının amaçsız sırıtışı kendini aptal gibi hissettirdi. "Ne vardı duvardan geçerken bu kadar mızmızlanacak?"
diye düşünmeden edemedi. Genç kız kardeşinin sandığını vagonlardan birine taşıdı ve ela gözlerini küçük kıza dikerek uyarılarda bulundu. Fakat July onu dinlemiyordu. Etrafdaki coşkulu kalabalığa ve çocuklarına son bir kez sarılmak için öne atılan aileleri merakli gözlerle seyrediyordu.
"İyi Julia. Ne halin varsa gör. Ben arkadaşlarımı bulmaya gidiyorum." diyen sert bir ses onu kendine getirdi. Ablası sarı saçlarını havalı biçimde savurarak oradan uzaklaşmıştı.


Ürkek öğrencilerle dolu vagonun içinde yer bulmaya çalıştı. Biraz yürüdükten sonra boş bir kompartıman buldu. O sırada trenin hareket ettiğini belirten tiz bir düdük duyuldu ve yer hafiften titredi. July hemen cam kenarına tünedi. Dışarıdaki hafif sisli havayı seyrederken, gideceği yerden başka bir şey düşemiyordu. Ablası, Hogwarts'tan hayranlıkla bahsederdi sürekli. "Anlatılmaz, yaşanır." demişti bir keresinde ona. July'e göre kendi evlerinden daha mükkemmel bir yer olması mümkün değildi. Köklü büyücü aileleri için özel yapılan dört katlı bir malikanede oturuyorlardı. Geceleri yanan ve havada uçuşan büyülenmiş fenerler, bu görkemli evi daha başka hale getirirdi. Bahçedeki bin bir çeşit çiçek ve yercüceleri, küçük kıza hayal dünyasında yaşıyormuş gibi hissettirirdi.
Kompartımanın kapısının açıldığını belirten gıcırtıyı düşünclelerini böldü. Siyaha dönük kahverengi saçları dalga dalga omuzlarına dökülen esmer bir kız, çikolata rengini andıran kahverengi gözlerle ona bakıyordu.
"Maalesef başka heryer dolu. Buraya oturabilirim değil mi?"
"Tabi ki."
Küçük kız geçip July'nin tam karşısına oturdu. "Ben July Valley" dedi gülümseyerek. Kız da ona gülümsedi. "Valley? Ah, baban bakanlıkta çalışıyor değil mi? Benim ki de orada. Adım Georgina Courtney."
"Tanıştığıma memnun oldum Georgina. Evet, sanırım ben de Courtney soyadını duymuştum."
Küçük kızın gülümsemesi daha da büyüdü. July daha önce babasından Courtney'lerin safkan bir büyücü ailesi olduğundan bahsetmişti. Gözünün önüne gelen bir kaç tutam inatçı saçı arkaya ittirirken Georgina'ya "Ee, hangi binaya gitmek istiyorsun bakalım?" diye sordu keyifli bir biçimde. O sırada kompartımanın kapısı tekrar açıldı ve içeriye sarışın bir baş uzandı. "Oturabilir miyim?" diye sordu sarışın çocuk tereddütle. "Benim için sorun yok." dedi Juliette diğer kıza bakarak. Georgina, July'nin halasını çok andıran küçümseyen bir bakışla oğlanı süzdü ve sonunda "Benim için de." dedi. Çocuk deniz mavi gözlerini kızların üstünde gezdirerek, "Ben Marcus. Ama herkes Mark der." dedi neşeyle. Kızlar da sırayla kendilerini tanıttılar ve Georgina, July'nin bölünmüş sorusuna cevap verdi. "Annem Slytherin ve babam Rawenclaw. Ama bizim ailede Slytherin çoğunlukta. Annem oraya gideceğime kesin gözüyle bakıyor. Sen July?" dedi kahverengi gözlerini küçük kıza dikerek. "Annem Gryffindor ve babam Rawenclaw. Nereye gideceğimi bilmiyorum aslında. Ama ablam gibi sevgi kelebeği olmayacağım kesin." dedi sinirle. Kızların bina tartışmalarını dinleyen Mark, irileşmiş gözleriyle onları izlemeye devam etti. Georgina konuşurken July ona bakma fırsatı bulmuştu. Saçları tamamen sarı değildi ama küçük kıza bir buğday tarlasının üsten görünüşünü hatırlatmıştı. Şekilli yüzündeki ifadeyi anlamak güçtü ve açık mavi gözleri parıldıyordu. July onu süzerken, çocuk kafasını çevirdi ve göz göze geldiler. Küçük kız şaşkın şaşkın çocuğun suratına bakarken, Mark bembeyaz dişlerini göstererek gülümsedi ve Georgina'nın konuşmasına katıldı. "Ben melezim ve nereye gitmem gerektiği konusunda hiçbir fikrim yok." diye itiraf etti sonunda. Georgina ona inanamamazlıkla baktı ve July bir kez daha onun halasıyla bir akrabalığı olup olmadığı düşündü. Mark görmemiş gibi yaptı ve anlatmaya devam etti.

Yolculuk boyunca susmadılar ve Hogwarts'ın nasıl bir yer olduğu konusundaki tahminlerini birbirleriyle paylaştılar. Hatta Georgina bile melez diye, sarışın çocuğa tek bir laf bile etmedi. Hayata bakışları ne kadar farklı olsa da, bu üç çocuk sağlam bir dostluğun temellerini çoktan atmıştı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Anika Freyja Jørgen
Admin & Vampir
Admin & Vampir
avatar

Mesaj Sayısı : 742
Tarafı : Bloodlines
Kan Durumu : Saf kan
Rp yaşı : 20
Evcil Hayvan : Kuzgun, siyah bir örümcek, insanlar
Kayıt tarihi : 02/07/09


MesajKonu: Geri: Juliette A. Valley   Cuma Eyl. 11, 2009 8:28 pm

Betimleme:30/16 Pek fazla betimleme göremedim, olayları olduğu gibi anlatmışsın. Zevkli bir anlatımın var hiç sıkılmadım ama konuya göre oldukça kısa ve süssüz bir yazıydı.

Uzunluk:15/13 Olaya göre bana kısa geldi. Daha geniş bir tasvir yapılabilirdi, özellikle sonu oldukça sıradan bitti.

Renk Düzeni:15/7 Renklerin her birinin farklı olması iyiydi ama dialoglar çok yakın italic ve göz alıcı renkte olduğu için genel anlamda hoşuma gitmedi. Ayrıca sadece konuşmaları italic yapman garip durmuş, düşünceler olsa bir derece. Yazının geneline de hoş bir renk seçebilirsin. tavsiyem griyi kullanmandır.

İmla Düzeni:20/20 Bir hataya rastlamadım

Yazım:20/12 Oldukça basit ve sade bir anlatımın var. Eğlenceli ve sıkıcı değil, ancak gereğinden fazla düz. Biraz daha göz alıcı şeyler eklemende fayda var. Kardeşlerin arasında ki dialoglar hoş ama dış görünüşlerini daha fazla tasvir edebilirsin. Duvardan geçme durumuna çok fazla yer verip diğer konuları çok kısa tutman dengesizlik yaratmış. Belirli bir konuya göre gitsen daha hoş olurdu. ^^


Role Play bıraktığınız için teşekkürler, toplam puanın: 68
Anika
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Juliette A. Valley
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Seçmen Şapka ve Puanlanan Rpler-
Buraya geçin: