Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.



 
AnasayfaLatest imagesKayıt OlGiriş yap

 

 1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus

Aşağa gitmek 
+11
Mia Claire Abbey
Jasper Ruby Black
Victoria Lynn Hogan
Darq Black
Patrick S. Patel
Regina L. Archangel
Clementine L. Alcore
Riley Beth McConnor
Michael Nymins Miller
Vladimir Stepan Nieltsev
Loranne Elizabeth Widmore
15 posters
YazarMesaj
Loranne Elizabeth Widmore
Muggle* Lütfen bir mesleğe ya da seçmen şapkaya başvuru yapın.
Loranne Elizabeth Widmore


Mesaj Sayısı : 1028
Nerden : Mersin - G.Antep ;)
Meslek : Öğrenci -_-
Gerçek İsim : Seda.
Tarafı : Karanlık
Kan Durumu : Saf - Kan
Rp yaşı : 25
Evcil Hayvan :
Kayıt tarihi : 03/07/09
1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Huysuz10

1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Empty
MesajKonu: 1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus   1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Icon_minitimePerş. Tem. 30, 2009 2:25 pm

Edit.


En son Loranne Elizabeth Widmore tarafından Çarş. Ağus. 26, 2009 8:41 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Vladimir Stepan Nieltsev
Chornoye Pravda Solisti/Piyanisti & Rol Oyun Akademisi Üyesi
Chornoye Pravda Solisti/Piyanisti & Rol Oyun Akademisi Üyesi
Vladimir Stepan Nieltsev


Mesaj Sayısı : 1269
Nerden : İzmir ~ Bakü. ^^
Meslek : Ne iş olsa yaparım. Malum işsizlik var. :P
Tarafı : Sağ-sol-ön-arka.
Kan Durumu : Safkan
Rp yaşı : 19
Evcil Hayvan : Kaoru. Maalesef evcil değil.
Kayıt tarihi : 17/07/09
1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Geveze10

1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Empty
MesajKonu: Geri: 1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus   1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Icon_minitimePerş. Tem. 30, 2009 3:40 pm

Gözlerini ovuşturarak yatakta kıvranıyordu. Canı ayağa kalkmak istemiyordu, kim bilir hangi berbat derse girecekti yine. Öğrenmeyi her zaman severdi, hatta bu konuda pek çok konuda olduğu gibi oldukça inatçıydı da; ama birden bu kadar bilgi yüklenmesi de fazla gelmişti doğrusu. Böyle giderse hayatı derslikler arasında geçecek, okulu keşfetmeye ve diğer haylazlıklara pek az vakti kalacaktı.

Neyse ki bu kez uyanış süreci için yeteri kadar vakit bulabilmişti. Kimse tarafından rahatsız edilmemişti; diğer günlerle kıyaslanırsa güzel bir gelişmeydi bu. Yatakhanenin içinde hızlı ama sessiz adımlarla bir süre volta attı ve yapacaklarını planladı. Nasılsa tatil gününe az kalmıştı, ödevler ve diğer ıvır zıvır işler için süre vardı. Ders programına göz attığında kendisini hoş bir sürprizin beklediğini fark etti. Her zaman en sevdiği ders olan Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Stepan'ı bütün çekiciliğiyle bekliyordu. Birden kendisini sevgilisiyle buluşmaya geç kalmamak için çabalayan bir aşık gibi hissetmişti.

Üzerindekileri atar atmaz cüppesini giydikten sonra göz altlarına hafifçe kalem çekti. Uyuyanları rahatsız etmemek maksadıyla yatakhaneden sessizce çıktı. Ortak salonu da geçtikten sonra hızlıca bahçeye indi. Cüppesinin eteği rüzgarda uçuşurken çekiciliğinin bir kez daha farkına varıyordu. Yeterince üzerine düşerse sevgisine karşılık vereceğine emin olduğu Karanlık Sanatlara Karşı Savunma dersliğine çıkarken; savunma değil de direkt Karanlık Sanatlar'ı öğrenmenin daha iyi olacağını da düşünmeden edemiyordu.

Sınıfa vardığında iki kişi görmek, şaşırmasına sebep olmuştu. "Müfettiş mi acaba?" diye aklından geçiriyordu ama birinin diğerini denetler gibi bir hali yoktu. Aklında soru işaretleriyle içeri süzüldüğünde, meseleyi kavramasına yol açacak sözü söylemişti biri:
"Profesör, sanırım derse başlayabiliriz."
Bu kişinin profesörün asistanı olduğunu anladığında, dersin ilgi çekici geçeceğine olan inancı daha da artmıştı. Profesör boğazını temizleyerek adının Loranne Elizabeth Widmore olduğunu söylemişti. Bu isim ona tuhaf bir şekilde tanıdık geliyordu, yanlış hatırlamıyorsa Karanlık Taraf'tandı. Bunun kendisinde uyandırdığı ilk izlenim, profesörün Stepan'ın ve diğer asil öğrencilerin saygısını gerçekten hak ettiğiydi.

Dersin konusu Beden Kilitleme Laneti'ydi. Karşısındakini hareketsiz bırakmak basit olsa da iyi bir yöntemdi ve uygulamada önemli yararlar sağlardı. Büyüyü yaparken her büyüde olduğu gibi sihirli kelimelere ve büyünün etki edeceği kişiye konsantre olmanız gerekiyordu. İsminin 'Clara' olduğunu öğrendiği asistanın saldırıya geçeceğini öğrenince dikkatle izlemeye koyuldu. Asistanın 'Depulso' büyüsüne karşılık profesör bir Beden Kilitleme Laneti'yle onu hareketsiz bırakmıştı. Sınıftan hayret sesleri geliyordu, ama bunda şaşıracak bir şey yoktu Stepan'a kalırsa; zaten olması gereken bu değil miydi?

Şimdi hepsi sırayla büyüyü asistan üzerinde deneyeceklerdi. "Zavallı Clara" diye düşündü; bunu hak edecek ne yapmıştı ki? İlk olarak Gryffindor'lu bir çocuk denemişti, heyecanlı görünüyordu ama başarılı da olmuştu. Tabii kimseden olağanüstü bir performans beklenmiyordu, sonuçta bu ilk dersti ve profesör de gayet anlayışlı birine benziyordu.

Sıra kendisine gelince gayet soğukkanlı bir şekilde asistanın karşısına kadar artistik adımlarla yürüdü. Kendime güveniyordu, ama zarafetini de göstermesi gerektiğini düşündüğünden asistan kıza özür dileyen bir bakış atmayı da ihmal etmedi. Elini gayet rahat bir bilek hareketiyle bükerek "Petrificus Totalus" dedi ve kızın hareketsiz bedenine yarı acıyan, yarı alaylı bir bakış attı.

Dersin sonuna yaklaşıyorlardı. Profesörün yüzündeki yapmacık gülümsemeyi görünce yorulduğunu düşündü. Yine de anlayışlı tavrından taviz vermemişti.
"Hepinizin ne kadar yorulduğunun farkındayım ama ilk denemenize göre beklenenin üstünde bir performanstı her birinizinki. Bir dahaki derse daha iyi olacağınızdan eminim. Ders bitmiştir, çıkabilirsiniz.İyi akşamlar..."
Nihayet bunu da atlatmışlardı, tabii bunda profesörün sabrının rolü de inkar edilemezdi. Öğrencilerini çok fazla yormadığı ve ödev vermediği için profesöre minnet dolu bir bakış fırlatmaktan kendisini alamadı. Ardından gürültücü kalabalıktan ayrılarak sınıftan çıktı.


* Kısa ve anlaşılırdı. Kısa derken uzunluğunu kastedmiyorum elbette. Cümlelerin kısaydı. Bu da fazla kafa yormadan direk algılamaya imkan verdi. Birkaç yerde noktalama işareti eksikliği gördüm ama bunun hızlı yazmış olmandan ya da gözünden kaçmış olduğuna inanıyorum. Bunun dışında paragraf geçişleri farkedilmeyecek kadar uygundu. Benim cümlelerini kopyalayıp yapıştırmak yerine kendi düşüncelerini belirtmen daha iyi olmuş. Fazla söze gerek yok Stepan, puanın: 25


En son Vladimir Stepan Riddle tarafından Perş. Tem. 30, 2009 5:35 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Michael Nymins Miller
Muggle* Lütfen bir mesleğe ya da seçmen şapkaya başvuru yapın.
Michael Nymins Miller


Mesaj Sayısı : 379
Meslek : Serbest Meslek
Gerçek İsim : Hakan
Tarafı : Aydınlık
Kan Durumu : Safkan
Rp yaşı : 13
Asası : Gerçeğin Aynası
Özel Yetenek : Bilmem,belkide vardır.
Evcil Hayvan : yok
Kayıt tarihi : 04/07/09
1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Olgun10

1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Empty
MesajKonu: Geri: 1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus   1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Icon_minitimePerş. Tem. 30, 2009 4:31 pm

Yaz yağmuru,dolu dolu boşalıp getirdiği soğukluğu Mich'in vücuduna kazımışken,hemen arkasından doğan güneş bu durumu telafi etmeye çalışır gibiydi.Sabahın serinliğinde onu yüzüstü bırakan şömineyle işbirliği yapıyordu.Bitkibilim konusunda yazdığı kompozisyonda,aklına gelen şeyler aniden kaybolurken.Bunuda şöminenin verdiği sıcağa bağlıyordu.Eline aldığı bir kova su ile ateşi söndürdü,yaptığı büyük bir işmiş gibi sevinmekteydi.Kırık camdan,içeri süzülen rüzgarı önlemek için koyduğu çarşafı pencerenin önünden çekti,içerisi Mich'in gözlerini kısmasına yetecek kadar aydınlatılmıştı.Can sıkıntısı,yatakhaneyi ve içinde bulunan tek birey olan Mich'i hükmü altına almıştı.Pencereden baktığında,gümüşi çimenlerin üzerinde koşup,oynayan çocuklar ve neşe çığlıkları,gözardı edilecek gibi değildi.Arkadaş edinmede kötü olması ona verilen bir hediye idi.Hepte hediyelerin insanlara iyi geldiği söylenirdi,boyuna.Yatağında yüzükoyun yatmaktan bıktığında,sıcaktan bunalmış bir halde,ağzına attığı balyumruk şekerleri,her zamanki gibi neşelendirmiyordu,Mich'i.Yatağının altındaki gümüşi-kehribar rengi karışımı tülü kaldırıp Ateşoku'na göz atmaya başladı.Süpürge bakım seti,hemen yanı başındaydı.Süpürgesinin pürüssüz yüzeyini şöyle bir okşadı,titreşiyordu.Huş ağacı yapımı,aerodinamik kuyruğunda bir kaç kusur,fazlalık aramaya kalktı.Kusursuz bir süpürge,ancak insanların canını sıkmakta üstüne yok.Kusurlarını tedavi edebileceği bir süpürgesi olmasına şu anda okadar ihtiyacı vardı ki.Şu anda bir dondurmaya hayır demezdi,onuda haftasonu Hogsmeade'den temin edebilirdi.Yapabileceği ödev arıyor,ama imkansız,Mich ödevlerini aldığı gibi bitirirdi.Eşyalarını,şu anlık ona zevk vermeyen eğlence araçlarını bir köşeye kaldırıyor,sıradaki ve bu günlük son dersleri olan, '' Karanlık Sanatlara Karşı Savunma '' dersinde eğlenebileceği umuduyla.Elinde bulunan iki parşömen,tüy kalem,Ksks kitabı ve cübbesindeki asası dışında yalnız,yatakhaneden çıktığı gibi koridorun sonuna doğru yönelmekteydi.Bu sırada,diğer öğrencilerinde eğlenmeyi bırakıp,merdivenden çıkıp dersliğe girmelerini izledi.Çift kanatlı ahşap,açık kahverengi,metal kilitleri olan bir kapı;ardındakini merak etmiyor değildi.Önce dersliğin girişindeki panoya baktı, '' İlk konumuz Petrificus Totalus'dur. '' Bir hayli dikkatini çekmişti,doğrusu.Sonunda düzgün bir büyü öğrenebileceği bir yere kavuşmanın sevinciyle dersliğe daldı.Ortamın hoş bir havası olmasının yanısıra,gümüşi parlak zemin,aynı zamanda cam gibi pürüssüz,sadece bir kaç desenle simetriyi bozan tavan gibi.Sıraların arası sık ve çok,derse girenlerin sayısı gibi.Sonuçta zorunlu bir ders olduğu,kabul edilmesi gerekilen bir gerçekti.Tabi en önemlisi profesör masası,koltuğunda oturan profesörün fuları,elbisesi ve saçlarıyla uyumluydu.Birden şaşırdı, '' Ne geçmi kaldım ? Allah...profesör gelmiş! '' cübbesini düzelterek gözden ırak,ortalarda bir sıraya geçmeye çalıştı.Bu kalabalığın içinde Mich'in ortalarda seçilmesi,göze batması imkansızdı.Profesör konuşmaya kendini tanıtarak başlamıştı, '' Loranne Elizabeth Widmore '' pek sade bir isim olduğu söylenemeyeceği gibi,okulun tanınan şakacı isimleri tarafından,değişik şekillerde yorumlanabilir,telaffuz edilebilirdi.Profesörün,pürüssüz cildi,beyaz teninin kamuflajını bozan tek şey,gözlerindeki sürme,dudaklarındaki rujdu.Büyü konusunda verdiği bilgiler,Mich'i heyecanlandırıyor,diğer bir yandan tereddüt duygusunu içine yerleştiriyordu.Profesör,her tereddütten arınmaları konusunda tavsiyede bulunduğunda,Mich'in tereddütünün artmasına sepeb oluyordu.Profesör'ün, bir örnek vereceğini biliyor,bu düşünceyle tereddütünü bastırmaya çalışıyor,arada '' Yapabilirim!Yapabilirim! '' demekten kendini alıkoyamıyordu.Michael,profesörü büyüyü uygulamak için sergilediği pozisyondayken,iyice süzdü.Karşısına geçen beşinci sınıf kızda,aynı pozisyondaydı.Kız '' Depulso! '' turuncu bir ışık asasının ucunda parlamaya başlamıştı ki '' Petrificulus Totalus '' profesörün büyüsüyle kız kaskatı kesilmişti,kızın asasındaki turuncu ışık dağılmıştı.Profesör,sessiz bir şekilde fısıldayarak asasını salladı,kız rahatça hareket edebiliyordu.İlk olarak iki sıra önündeki,bir çocukla deneme yaptılar,sıranın Mich'e gelmesine sadece iki çocuk daha kalmıştı.Bu sırada içeriyi aydınlatan ışıklar yok olmuş,kızıl bir renkle beraber dünyayı terkeden güneşe bakmaktaydı.Karanlığın etrafı büyü gibi sarmalaması zaman almamış,profesör ışıkları açmıştı.Ondan önce denemek isteyen çocukları önünden attı,sırasını sağamazdı elbette.Karşısındaki kızın duruşunu,asa tutuşunu bir kopya etti,kızın ağzının açılmasını bekledi. '' Expeliarmus! '' kırmızı renkli bu büyü asanın ucunda toplanıp Mich'e fışkırmaya hazırken tam zamanı geldiğini düşünüp '' Petrificus Totalus! '' Kızın asasının ucundaki kırmızı ışık bir duman gibi dağılırken,Mich şaşırmıştı,karşısındaki hareketsiz kıza bakıyordu.Karşı büyüyü bilmediği için, profesör kızı eski haline getirmişti.Mich reverans yaparak sırasına yönelmişti. '' Evet,başaracağımı biliyordum. '' geçirdi.Gecenin serinliğide pencereden içeri süzülürken kendini daha huzurlu hissetmekteydi.Zilin çalmasıyla,sınıfı boşaltan sürüyü yararak geçmişti.Akşam yemeği için büyük salona giderken '' Umarım,dondurma vardır... '' dedi,yüzündeki tebessümü arttırarak.


* Güzeldi Michael ama, ne yazık ki sık yaptığın hatalardan birini yine tekrarlamışsın. Noktalama işaretlerinin eksikliği. Cümlelerde virgül ullanmaman anlatımını bozmuş. Yani vermek istediğinden başka bir anlam çıkarıyor. Ayrıca cümle bozuklukların var. Noktayı yanlış yerlerde kullanman devrik cümle kullanma isteğini engellemiş. Bu çoğu yerde gözüme çarptı. Bir sonraki derse noktalama işaretlerine daha dikkat edeceğini umuyorum. Her zaman da dediğim gibi kelime hazinen çok geniş, bu çok iyi birşey. Ayrıca benim fikrimi sorarsan ismini "Mich" diye kısaltma. Söyleyeceğim fazla birşey yok. Puanın: 21


En son Michael Nymins Miller tarafından Salı Ağus. 04, 2009 8:44 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 6 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Riley Beth McConnor
Gryffindor III.Sınıf
Gryffindor III.Sınıf
Riley Beth McConnor


Mesaj Sayısı : 875
Gerçek İsim : Buseee'
Tarafı : Aydınlık ' Z.A.Y. ' D.O.
Kan Durumu : Safkan
Rp yaşı : 15
Asası : Çoban Püskülü
Evcil Hayvan : Köpek Fake ve Baykuş Sovie
Kayıt tarihi : 16/07/09
1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Yorgun10

1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Empty
MesajKonu: Geri: 1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus   1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Icon_minitimePerş. Tem. 30, 2009 4:57 pm

Saatlerdir oturduğu yatağından sonunda kalktı. Bugünkü tek dersi olan Karanlık Sanatlara Karşı Savunma’ya yalnızca yarım saati kalmıştı. İlk haftanın yarısındaydılar ve şimdiden çok yorulmuştu Beth. Vücudunun her yeri dün akşamdan beri sızlıyordu. Yarın herhangi bir dersin olmadığından tüm gün boyunca ders çalışmayı planlıyordun, bugünü ise yeterince dinlenerek geçirmişti. Çantasına yönelip ders malzemelerini hazırladı ve giyeceklerimi yatağımın üzerine fırlattım. Elimle dağınık olan saçlarımı düzelttim ve çıkardığı malzemelerini küçük sırt çantasına tıktı. Yatağına yönelip etrafındaki perdeleri çektin ve giyinmeye başladın. Yatakhanede tek başına olmamasına rağmen üç günde edindiği el alışkanlığıydı bu. Hemen çantasını sağ omzuna atıp Ortak Salon’a indi. Her zamanki gibi Chuck ile buluştu. Bu ders tüm birinci sınıflarla işlenecekti ve bu yüzden Gryffindorlar’dan bir grup daha vardı tıpkı onlar gibi 1. kata inmek için hazırlanan. Onlardan önce dersliğe gitmek istediğinden Ortak Salon’daki kapıdan hızla dışarı çıktı ve merdivenlere yöneldi. Onlarca inilen yorucu merdivenden sonra dersliğin bulunduğu kata ulaştı. Geç kalmamayı umuyordu ve koridor boyunca hızlı ve büyük adımlarla ilerledi. Dersliğin kapısı ondan birkaç saniye önce gelen Rawenclavlılar tarafından açılmıştı ve o da hemen kapıdan içeriye girdi. Görünüşe göre profesör dersliğe gelmemişti ve Beth biraz olsun rahatlayarak derslikteki sıralardan birine yerleşti. Bu kadar endişe etmesi onun için hiçbir sonuç yaratmamıştı. Maalesef bu aceleciliğinin onu saatlerce süren dinlenmesine rağmen gene biraz yorulmuştu. Derin nefesler alarak dersliğin ahşap kokan kokusunu içime çekti ve gene bundan çok hoşnuttu. Bu ders onun en çok ilgilendiği ders sayılabilirdi. Biçim Değiştirme, Sihirli Yaratıkların Bakımı, İksir, Uçuş… Bu derslerden de çok hoşlanmasına ve büyük bir haz duymsına rağmen Karanlık Sanatlara Karşı Savunma daha farklı bir yere sahipti onun için. Ona cazip gelen kendini savunabilmek miydi bilmiyordu ancak bunu daha önceleri düşündüğünde kendini yeterince savunabildiğimi hatırlatmıştı kendine. Ama gene de bu savunma farklıydı; büyü daha farklıydı onun için, güç.

Etrafına bakınıp oturduğu yerde soluklanırken Profesör Widmore sınıftan hızla içeri girdi. Bunu fark edip diğer gelen öğrenciler gibi ayağa kalktı ve profesörü selamladı. Profesör öncelikle yerine geçti ve öğrencilerine hafifçe gülümseyerek onları biraz süzdü. Gözlerini üzerlerinde gezdirdikten sonra önündeki bir şeylerle ilgilenmeye başladı. Profesör Widmore’u birkaç kez yemekte görmüştü Beth ve bu dersinin profesörü olduğunu biliyordu. Ama hiç bu kadar yakından bakmamıştı ona. Profesör çoğu profesörün aksine oldukça gençti. Gerçekten de güzel bir bayan olduğunu düşünüyordu onun ancak nasıl birisi olduğu hakkında tam olarak bir önyargısı yoktu. Gene de onun açık renkli saçları gerçekten çok hoşuna gitmişti ve giydiği şeyler de gerçekten kendisiyle çok uyumluydu.

Birkaç dakika boyunca önündeki ders kitaplarıyla ilgilendi. Bu kitap gerçekten çok hoşuna gitmişti, uygulamalar yoğunluktaydı ve asası ile birlikte ufak çalışmalar yapıyordu. Aynı zamanda kitabın kenarındaki süslemelerde gerçekten çok hoştu. Yaklaşık bir santimetrede bir ufak adam vardı işlemelerde ve yanlarındakilere teker teker bir büyü yapıyorlardı. Bu sırayla gidiyordu ve takip etmek onun için gerçekten zevkliydi. Aynı süslemeler ciltte de vardı ve kitabın cildini izlerken kapının açıldığını fark edip arkasına döndü. Büyük sınıflardan bir öğrenci gelmişti ve profesörün masasına doğru yaklaşıp onun omzuna dokundu. Profesör bu dokunuşla birlikte kafasını kaldırdı ve o öğrenciyle konuşmaya başladı. Beth buraya geldiğinden beri sınıf neredeyse dolmuştu. Her ders başlangıcından daha da hafif bir uğultu vardı sınıfta. Profesör yerinde doğrulup öğrencilerine doğru baktı ve hafifçe yutkunduğunu fark etti Beth. “Öncelikle gecikme için fazlasıyla üzgünüm çocuklar. Adım Loranne Elizabeth Widmore. Birkaç yıldır bu okulda Karanlık Sanatlara Karşı Savunma öğretiyorum. Bu yılda sizin profesörünüz yine benim. Lafı fazla uzatmadan ilk büyünüzü anlatmaya geçiceğim.” dedi. Herkesin aynı onun gibi profesörü izlediğini hissediyordu ve ne öğreneceklerini de merak etmeden duramıyordu Beth. Gövdesinde birleştirdiği kollarıyla önündeki masaya yaslandı ve biraz olsun doğrulmayı denedi. Boynunu yükseltince profesörü daha rahat görebiliyordu, önümdeki kişiler pek uzun olmamalarına rağmen sınıfın yapısı yüzünden biraz zorlanıyordu çünkü yaslandığında. “Ders öncesi Panoda da belirttiğim gibi ilk büyünüz beden kilitleme büyüsüdür. Temel savunma büyülerinden biri olan Petrificus Totalus saldırı halinde doğru kullanırsanız oldukça işinize yarar ve vakit kazanmanıza yardımcı olur. Büyüyü yaparken tek düşünmeniz gereken sihirli kelimeler ve karşınızdaki kişiye odaklanmadır.” Gerçekten çok şaşırmıştı. İlk günkü derslerin yoğunluğu yüzünden bu dersin panosuna bakmayı unutmuştu. Yanında oturan Chuck’a baktığında onun şaşırmış gibi gözükmediğini gördü, onun büyük ihtimalle o panoyu okuduğunu düşünüyordu. Aslında bu büyüyü daha önce duymuştu, belki de okumuştu... Profesör sözünü bitirir bitirmez tekrar masasına döndü ve masanın üzerinden bir şey aldı: asasını. Tekrar sınıfa doğru döndü ve yarım bir adım attı ileriye doğru. “Dediğim gibi büyü için tek gereken odaklanma ve biraz cesarettir. Tereddüt ederseniz yaptığınız hiçbir işe yaramaz. Her neyse bu kavram zamanla gelişecektir. Şimdi ilk öğreneceğiniz savunma büyüsünü uygulamaya geçiyoruz. Bu ders için asistanım olmayı kabul eden Clara saldıran bende savunan büyücüyü temsil ediyorum. Bilek hareketlerimi takip edin.” dedi. “Bu üst sınıfın burada bulunma nedeni bu demekki...” diye iç geçirdi Beth. Gerçekten güzel bir uğraştı Clara için, en azından Beth böyle düşünüyordu. Bu düşüncelerinden arınıp elini boynuna götürüp profesöre odaklandı. Clara denen öğrenci odanın diğer ucuna doğru gitti ve profesöre doğru döndü. İkisi de odanın en uç köşelerindeydiler ve yan taraflarda da sıralarından uzanıp onları seyreden birçok öğrenci vardı. Profesör hafif bir bilek hareketiyle asistanı Clara’ya başlaması için bir emir verdi ve Clara herkesin duyabileceği bir şekilde büyülü sözlerini mırıldandı: “Depulso!”. Clara’nın asasından uzaklaşan büyü kendisine henüz yaklaşamamışken asasını doğrulttu Profesör Widmore ve farkında olmadan yüzünde oluşan hafif bir gülümsemeyle “Petrificus Totalus!” dedi. Asistan Clara bir anda yere yığıldı ve onu saran bir şey varmış gibi yerde öylece kalakaldı. Sınıftaki her öğrenci farklı nidalar atarken Beth sadece hafifçe yutkundu ve oturduğu yerde biraz daha doğrularak profesöre odaklandı. Profesör Beth’in ilk bakışında kolunu serbest bırakmıştı ama iki saniye sonra asasını Clara’ya doğrultup ona karşı bir büyü yolladı ve asistan sanki onu tutan şeyler kaybolmuş gibi kımıldamaya başladı. Daha sonra da doğrulup ayağa kalktı ve her öğrenci gibi o da profesörüne odaklandı.

Profesör yüzüne hafif bir gülümseme katarak “Şimdi sırayla gelip büyüyü denemenizi istiyorum. Yapabileceğinizin çok üstüne çıkmak için kendinizi zorlamayın. Kimseden ilk denemesinde olağanüstü bir gösteri beklemiyorum. Sadece odaklanın ve cesaretli olun. Evet şimdi... sen. Buraya gel ve büyülü kelimeleri söyle.” dedi. Öndeki ikinci sıradan neredeyse her dersinin Beth ile aynı olduğu bir çocuk ayağa kalkıp profesörün yanına gitti. Hamlesini yapacakken profesör yerine geçip sırayla gidecekleri izlemeye koyulmuştu. Çocuk asasını kaldırıp gereğinden fazla bir şekilde büyülü sözleri haykırmıştı. Tam olarak ne olduğunu göremese de Beth nidalardan onun başarılı olduğunu anlamıştı. Ondan sonra herkes sıraya girdi ve gerçekten uzun bir sıra oluştu. Beth ise yerinden kalkmadan uygulamaları izledi. Yaklaşık yarım saat sonra sırada sadece sekiz kişi kalmıştı ve oda onların arkasına geçip sıraya girdi. Ondan sonra gelen birkaç Hufflepufflı ile birlikte orada birkaç dakika bekledi ve sıra ona geldi. Öncelikle hedefine odaklandı ve hafifçe yutkunarak asasını doğrulttu. Yeterince sakince büyülü sözleri mırıldandı ve Clara herkesten bezmiş bir şekilde gene olduğu yere yığıldı. Beth eski yerine giderken Clara doğrulmuş ve sıradaki öğrencinin uygulamasını bekliyordu. Onun için gerçekten üzülmüştü Beth ama asistanlığı kabul ettiğine göre bunun olacağını biliyor olduğunu düşünüyordu. Hızlı adımlarından sonra sırasına geçip malzemelerini topladı ve yerine yerleşti. Sıradaki tüm öğrenciler uygulamayı bitirdiler ve bunu fark eden profesör birkaç saniye içinde ayağa kalkıp onlara yöneldi. “Hepinizin ne kadar yorulduğunun farkındayım ama ilk denemenize göre beklenenin üstünde bir performanstı her birinizinki. Bir daha ki derse daha iyi olacağınızdan eminim. Ders bitmiştir, çıkabilirsiniz. İyi akşamlar.” dedi ve tüm sınıf bir uğultu oluşturarak kapıya yöneldi. Sınıftan en son çıkanlardandı ve diğer derslerden daha az yorulmuştu Beth. Geniş koridorda ilerlerken bu büyüyü boş bir sınıfta çalışacağını düşünüyordu. Büyük Salon’a yaklaştığını fark etti ve Hogwarts’ın eşsiz yemekleri şimdi onu bekliyordu.


RP Out: "Malesef kendi bilgisayarımda olmadığımdan imla hatalarına sahip paragraflar olacaklardır. Umarım bir dahaki sefere böyle bir durumda bulunmam..."


* Beth, daha ilk birkaç cümleden başlayarak resmen saçmalamışsın. Öncelikle ilk gözüme çarpan şey Rp normal seyrinde devam edrken aniden tek cümleyle, bakış açını değiştirmiş olduğun. 3.tekille yazarken ben diline dönüşsün ve tabi daha sonrada 2. tekil kişiye. Çok karışıktı. Bıraktığın notta da belirttiğin gibi fazlasıyla imla hataların göze çarpıyordu ve ayrıca renk düzeni çok itici durmuş. Benim cümlelerimi alıntı yapmak yerine kendi cümlelerine yer vermeliydin. Uzun bir Rp'ydi ama ne yazık ki boştu. Puanın:12
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
https://hogwarts-rpg.editboard.com/lejant-f27/pearl-beth-side-t70
Clementine L. Alcore
Muggle* Lütfen bir mesleğe ya da seçmen şapkaya başvuru yapın.
Clementine L. Alcore


Mesaj Sayısı : 17
Kan Durumu : Safkan
Rp yaşı : 13
Evcil Hayvan : Angel (Kedi)...
Kayıt tarihi : 24/07/09
1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Keyifl10

1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Empty
MesajKonu: Geri: 1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus   1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Icon_minitimePerş. Tem. 30, 2009 10:03 pm

Mitoloji dersinden sonra biraz hava almak için bahçeye çıktı. Hava bugün de güzeldi ve bu onu mutlu ediyordu. Yeşil çimenlerin üzerinde yürüyüş yaparken bir yandan da temiz havayı ciğerlerine dolduruyordu. Bir ara boş bir bank görmesiyle birlikte oraya oturmaya karar verdi.Akşam üzeri olmasına rağmen güneş hala var gücüyle parlamayı sürdürüyordu ve sıcaklığı hissediliyordu. Ders aralarında bu güzel havanın tadını çıkarmak istemiş olcaklar ki nerdeyse tüm öğrenciler dışarıdaydı. Tanıdık bir yüz görmek için etrafına bakındı. Tam yanındaki bankta oturan turuncu saçlı kız Clementine'ın dikkatini üzerine çekti. Aynı yatakhanede kalıyorlardı ama hala doğru düzgün muhabbet etmemişlerdi. Hatta hala adını bile bilmiyordu Clementine. Aslında yatakhanede konuşmayı düşünmüştü fakat nedense geceleri yatağının perdelerini kapayıp kitap okumayı tercih etmişti bir iki gecedir. Bu tanışmak için iyi bir fırsattı ve Clementine bunu kaçırmayı düşünmüyordu. Oturduğu banktan kalktı ve hemen yanındaki bankta oturan kızın yanına gitti. Clementine 'ın geldiğini gören turuncu saçlı sevimli kız yüzünde gülmsemeyle "Merhaba" dedi. Aslında yanına giderken bu kadar güler yüz beklemiyordu. En azından ilk cümleyi kendi söyleyeceğini düşünmüştü ama kız ondan hızlı çıkmıştı. Demek ki o da tanışmak için fırsat kolluyordu diye düşündü.

"Merhaba, ben Clementine. Hava ne kadar güzel öyle değil mi? "

Cümlesiyle açtığı sohbet ders zili çalana kadar sürdü. Zilin çalması azıcık da olsa sinirini bozmuştu. Regina'yla sohbet etmek gerçekten çok eğlenceliydi. Ama aklına şu an girmeleri gereken dersin K.S.K.S. olduğu gelince zilin çaldığına memnun oldu. Okula geldiğinden beri bu dersi bekliyordu. Tüm o girmesi gereken derslerin içinde kesinlikle en çok ilgisini çeken olmuştu. Karanlık sanatlardan korunmak istemesi nedeniyle değildi tabiki bu ilgisi. Çok fazla belli etmese de karanlık dünyaya adım atmak için can atıyordu ve bu nedenle bu dersin onun işine çok yarayacağı kaantindeydi. Clementine'ın aklından geçen bir sürü düşünce aslında sadece bir kaç saniye sürmüştü ve Regina'nın "Hadi kalk yoksa derse geç kalacağız." sözleriyle sona ermişti. Banktan kalkan iki kız ilerlemeye başladılar. Clementine Regina'ya sınıfın yerini bilip bilmediğini sordu. Kız şöyle bir düşünerek "Hayır.." yanıtını verdi. Clementine'ın göz kırparak "Ah sorun değil. Çünkü ben biliyorum." demesiyle gülüş seslerinin eşliğinde şatonun kapısından içeri girdiler.

Regina'yla birlikte birinci kattaki K.S.K.S. dersliğine vardılar. Onlar son gelenlerden sayılırlardı. Okulun ilk gününden itibaren sinir olduğu "fazla heyecanlı öğrenciler" çoktan sınıfı doldurmuştu bile. Kendilerine arka sıralarda bir yer bulup oturdular. Tam onlar yerlerine oturdukları sırada içeriye öğrenci olduğu belli fakat birinci sınıf olmak için fazla büyük olan bir kız girdi. Profesör'ün omuzuna dokundu, önündeki dosyaya fazla dalmış olucaktı ki profesörse omzuna dokunan elle birlikte irkildi. Omzuna dokunan elin sahibine doğru döndüğünde ise kız ona bir şeyler söyledi. Arka sıralarda oturduklarından Clementine ve Regina ne söylediğini duyamamıştı.

Clementine etrafını incelemeye başlamıştı. Bu sınıf iksir sınıfı kadar düzenli ve ferah sayılmazdı fakat yine de boğucu değildi yada dersi sevdiğinden ona öyle geliyor da olabilirdi. Herkes meraklı gözlerini profesöre dikmiş konuşmasını bekliyorlardı. Clementine ve Regina geç kaldıkları için bekleyenlerden olmamamışlardı o yüzden o meraklı ifade onların yüzüne yerleşme fırsatı bulamamıştı. Etrafını incelemeyi kesip bakışlarını profesörün yüzüne çevirdiğinde oturduğu yerden kalkmış, konuşmasına başlamak için ön sıraya doğru ilerliyor olduğunu gördü. Aslına bakılırsa profesörün rahat olmaktan çok yapacağı konuşmadan hoşnutsuz olduğu kanısına kapıldı Clementine.

"Öncelikle gecikme için fazlasıyla üzgünüm çocuklar. Adım Loranne Elizabeth Widmore. Birkaç yıldır bu okulda Karanlık Sanatlara Karşı Savunma öğretiyorum. Bu yılda sizin Profesörününz yine benim. Lafı fazla uzatmadan ilk büyünüzü anlatmaya geçeceğim."

Konuşmaya başlaması dikkatleri daha da üzerinde toplaması nedeniyle daha da rahatsız olmuş gibi gözüküyordu. Kendini rahatlatmak için derin bir nefes alıp konuşmasına devam etti.

"Ders öncesi Panoda da belirttiğim gibi ilk büyünüz beden kilitleme büyüsüdür. Temel savunma büyülerinden biri olan Petrificus Totalus saldırı halinde doğru kullanırsanız oldukça işinize yarar ve vakit kazanmanıza yardımcı olur. Büyüyü yaparken tek düşünmeniz gereken sihirli kelimeler ve karşınızdaki kişiye odaklanmadır."

Panoyu çoktan incelemiş olan Clementine bu derste ne öğreneceklerini zaten biliyordu. Hatta bu büyünün nasıl yapıldığı konusunda ufak bir araştırma da yapmıştı. Bu büyünün uygulaması kesinlikle kendisine zorluk çıkartmayacaktı. Bu sırada profesör de masadan asasını alıp nasıl yapılacağını göstermek için hazılanıyordu. Önce nasıl yapılması gerektiğini sözlü olarak anlattı ve daha sonra ders başında gördükleri o kız üzerinde deneyeceğini söyledi. Daha sonra profesör ve Clara yerlerini aldıklarında, bir an tereddüt edermiş gibi gözüken profesör bi an sonra başıyla Clara'ya işaret verdi.

"Depulso!!"
"Petrificus Totalus !!"

Havada uçuşan büyü sözcükleri sınıfta yankılandı.Her ne kadar iyi büyü yapıyor olsa da bi öğrencinin bir profesöre karşı gelmesi beklenemezdi. Yine öyle olmuştu ve kız kaskatı kesilmiş bir şekilde sırt üstü yerde yatıyordu. Profesörün ters etki büyüsünün sözcüklerini mırıldanmasıyla birlikte çözülen kız gülümseyerek ayağa kalktı. Clara'nın yerden kalkmasıyla birlikte öğrencilerine dönen profesör konuşmya başladı.

"Şimdi sırayla gelip büyüyü denemenizi istiyorum. Yapabileceğinizin çok üstüne çıkmak için kendinizi zorlamayın. Kimseden ilk denemesinde olağanüstü bir gösteri beklemiyorum. Sadece odaklanın ve cesaretli olun. Evet şimdi... Sen!. Buraya gel ve büyülü kelimeleri söyle."dedi Clara'yı göstererek.

Herkes büyüyü Clara'nın üzerinde deneyecekti demek. Bir anda içini acıma duygusu kaplamıştı. "Bu dersi ne kadar seversem seveyim kesinlikle bir denek olmayı kabul edemezdim." dedi fısıldayarak yanında oturan Regina'ya. Ama yapılacak bir şey yoktu acıma duygusunu hemen bir kenara bırakıp az sonra yapacağı büyüye odaklanmaya çalıştı. Sonuçta karar kızın kararıydı ve çoktan verilmişti artık sorgulamak Clementine'a düşmezdi. Onun için önemli olan en iyi şekilde büyüyü yapabilmekti. İlk başta büyü denemek için öne çıkan çocuk çok fazla bağırmasına rağmen başarılı olamamıştı. Yüzünde beliren alaycı gülümsemeyle birlikte "Sanki bağırmak olmayan yeteneğini alevlendiricek." diye düşündü Clementine çocuk hakkında.Sıranın kendisine gelmesi için biraz beklemesi gerekti. Sıra kendine geldiğinde ise tüm zarifliğiyle öne çıktı ve asasını hazırladı. Yapacağı büyüye yoğunlaştı. Karşısında duran kız biraz yorulmuş gözüküyordu ama kimin umrundaydı. O iki sözcük ağzından çıktıktan sonra kız kaskatı kesilmiş bir biçimde yerde yatıyordu. Bu şaşılacak bir durum değildi. Bunu başarabileceğini biliyordu zaten . Yüzüne yerleşen kocaman gülümsemeyle birlikte yerine oturdu. "Harikaydı." dedi Luna kendi sırası geldiği için ayağa kalkmıştı. Clementine ise iyi şanslar diledi ilerlemeye başlayan arkadaşının arkasından hafifçe bağırarak.

Ders bitiminde yorulduğunu belli etmemek için yüzünde beliren gülümsemeyle birlikte "Hepinizin ne kadar yorulduğunun farkındayım ama ilk denemenize göre beklenenin üstünde bir performanstı her birinizinki. Bir daha ki derse daha iyi olacağınızdan eminim. ders bitmiştir, çıkabilirsiniz.İyi akşamlar.." dedi profesör. Clementine ve Regina'nın açısından güzel bir ders olmuştu fakat aynı şey profesör için söylemez gibiydi. Oldukça yorgun gözüküyordu. Bu sırada yanına gelen Regina ile birlikte gülüşerek büyük salona doğru akşam yemeği için ilerlemeye başladılar...


* Clementine, herşeyden önce bir ders Rp'si için idealdi. Fazla betimleme yoktu ama bu o kadarda önemsenecek bir durum değil bence. Cümlelerin biraz boş kalmış sanki. Geçişlerde biraz daha kendi düşüncelerini kullanabilirdin. Konuşma renkleri aynı olmamalıydı. Bunlara dikkat edersen bir sorun kalacağını sanmıyorum puanın: 22
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Regina L. Archangel
Muggle* Lütfen bir mesleğe ya da seçmen şapkaya başvuru yapın.
Regina L. Archangel


Mesaj Sayısı : 93
Nerden : Nereye =D
Meslek : Öğrenci
Gerçek İsim : Başak
Patronus : 1. sınıfta Patronus mu olurmuş cıkcık
Tarafı : Karanlık tabii ki...
Kan Durumu : Safkan
Rp yaşı : 13
Asası : Özgür Kanat~
Özel Yetenek : 4 saat uykuyla durabilitem var ve bu da bi yetenek bence =D
Evcil Hayvan : Queen isimli gri bir pisi (:
Kayıt tarihi : 23/07/09
1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Huysuz10

1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Empty
MesajKonu: Geri: 1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus   1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Icon_minitimePerş. Tem. 30, 2009 10:05 pm

    Bu sıcak havada bir sürü derse girip yorulmuş olan Luna, omuzları çökük bir şekilde Hogwarts'ın bahçesindeki ahşap banklardan birinde oturuyordu. Beyni patlayacaktı sanki, Hogwarts'a gelirleken hiç bu kadar zorlanacağını tahmin etmemişti aslında. Ama dersler ağırlığı ve zorluğuyla omuzlarına biniyor, verilen ödevler de kendisini toparlamasına hiç yardımcı olmuyordu açıkçası. Ve tabii bu kalabalığın içinde bir tane bile düzgün arkadaşının olmaması da onu epeyce yoruyordu. Normalde kendi başının çaresine gayet iyi bir şekilde bakabilmesine rağmen bu zorlayıcı okul döneminde yardımını alamayacağı bir arkadaşının olmaması onu gerçekten rahatsız ediyordu.

    Akşam güneşi kocaman altın bir küre gibi tepesinde asılı kalmıştı, yeterince parlak olan turuncu saçlarını daha da çok parlatıyordu. Yüzünü güneşe çeviren küçük kız, göz kapaklarını kapatmış ve güneşin göz kapaklarından geçen ışıkları gözlerini rahatsız etmiyormuşcasına hareketsizce bankta oturuyordu. Derken yakınlarında bir ses duyan Luna, gözlerini araladı ve yanındaki bankta oturan kızı farketti. Kumral saçları omuzlarına dökülmüştü, bedeni güneşi karşılarcasına banka yayılmıştı. Güneşi herkes severdi ki Luna'ya göre. Derken kumral saçlı kızın ona doğru yaklaştığını farketti. Yüzüne güneş ışığı vurunca tanıdı onu Luna, yatakhanedeki kızdı bu. Pek çok kez birbirlerine bakıp gülümsemişlerdi. Ama gerek Luna'nın asosyal duruşu, gerekse kızın belki biraz utangaç olan mizacı yüzünden bir türlü tanışamamışlardı. İşte bu yüzden ona doğru yaklaşanı gören Luna sevinçle gülümsedi.

    "Merhaba, ben Clementine. Hava ne kadar güzel öyle değil mi? " dedi kızdan gelen ses. Clementine, güzel bir isimdi, tıpkı kız gibi. Luna kafasını kaldırdı ve kızı boylu boyunca inceledi. O an en yakın arkadaşını bulduğunu anlamıştı işte. Gözlerinde parlayan ışıklar Ravenclaw olmasının bir nedeniydi Luna'ya göre. Pek çok dersinde başarılı olmalıydı ve Luna gibi o da kitaplara bayılıyordu. Memnuniyetle gülümseyen Luna "Ah, seninle tanıştığıma çok memnun oldum Clemetine." dedi. Daha sonra ekledi "Ben de Regina, oturmaz mısın?" Clementine bankın köşesine oturdu. O da tıpkı Luna gibi gülümsüyordu.

    "Geçen gece bir kitap okudğunu gördüm." dedi sırıtan Clementine. "Sen de mi kitapları seviyorsun?" diye devam etti. Luna gülümseyerek onayladı onu. "Bir derdim olduğunda kitap okurum hep." dedi kocaman gülümseyerek. "Derdimi unutmama yardımcı oluyor." dedi gülümseyerek. "Başka diyarlar filan, bilirsin işte..." dedi gözlerini devirerek. İki kız oldukça yüksek sayıabilecek bir tonda kıkırdadılar. Luna uzun zamandır bu kadar mutlu değildi ve önlerinde gayet zor bir ders olan KSKS olmasına rağmen gayet hafif hissediyordu kendini.

    "Burası harika..." dedi Clementine gülümseyerek. "Yani korkuyordum filan ama gerçekten büyüleyici..." diye ekledi etrafına bakınarak. "Şu ağacın dibinde kitap okumak ne güzel olurdu..." dedi uzaklara dalarak. "Yaa." dedi Luna. "Böcek ve solucanlarla beraber." dedi gülerek. Clementine yüzünü buruşturdu ve ardından Luna'ya katıldı. Zaman oldukça çabuk geçiyordu. Tabii yanında bir arkadaşın varsa. Clementine "Gerçekten çok olumlu bir bakış açısı." dedi sırıtarak. Luna uzun zamandır ilk kez doğru düzgün gülümsüyordu.

    Zilin sesi kulaklarını doldurdu. Clementine ders için oldukça heyecanlıydı. Geç kalmak istemeyeceğini düşünen Luna "Hadi kalk yoksa derse geç kalacağız." dedi. KSKS çok da ilgisini çekmiyordu doğrusu. Tabii kendini savunmayı bilmek fena olmazdı ama bu güzel günde bütün vaktini bu bankta öylece oturarak geçirebilirdi. Clementine "Sınıfın yerini biliyor musun?" diye sordu merakla. Luna gülümsedi ve "Hayır..." diye cevap verdi. "Sorun yok..." dedi Clementine ifadesiz bir şekilde. "Çünkü ben biliyorum." İki kız yine gülüşerek şatonun içine girdiler.

    Hemen 1. katta olan sınıfın kapısına geldiklerinde kapının açık olduğunu farkettiler. Profesör ise masasında oturmuş, bir dosyayı inceliyordu. Tıklım tıkış olan sonof daha kapıdan girmeden Luna'yı boğmuştu. Dar sıraların arasından geçtiler ve iki kişilik bir yer bulana kadar sınıfta dolandılar. Sonunda çok da önce sayılamayacak bir sıraya oturdular. Tam da bu sırada içeriye uzun boylu ve yapılı bir kız girdi. Gözlerini kırpıştırarak bakınan Luna, bu kızın 1. sınıf olmadığını da anlamıştı. Ne arıyordu o zaman burada? Kız gitti ve odasından çıkan profesörün omzuna dokundu. "Deli filan herhalde..." dedi Luna sırıtarak. Clementine sessizce güldü ve profesöre bakmaya devam etti.

    Derken kızın dokunuşuyla irkilen profesör sonunda sınıfın farkına varmış gibi görünüyordu. Yanındaki kızla bir şeyler konuştular. Dediklerini duyamıyorlardı çünkü oldukça arkada kalmışlardı. Diğerlerinin meraklı bakışlarından, uzun bir süredir bekledikleri kanısına vardı Luna. Profesör ayağa kalktı ve sıraların aralarında gezinmeye başladı. Bazı profesörler ilk derslerinde öğrencilerini tanırdı ve bu profesörün ne yapacağını merakla bekleyen Luna gözlerini profesöre dikti.

    "Öncelikle gecikme için fazlasıyla üzgünüm çocuklar." dedi profesör elleri cüppesinin önünde. Bir sınıf dolusu öğrenciyi farketmemek nasıl bir duygudur merak eden Luna profesörün cidden önemli bir işle ilgilendiğini düşündü. "Adım Loranne Elizabeth Widmore. Birkaç yıldır bu okulda Karanlık Sanatlara Karşı Savunma öğretiyorum. Bu yılda sizin Profesörününz yine benim." dedi profesör. "Eh, bunu anlamak çok da zor değil herhalde..." dedi Luna fısıldayarak. Yanındaki Clementine'ın sırıttığını göz ucuyla görebiliyordu. "Lafı fazla uzatmadan ilk büyünüzü anlatmaya geçeceğim." dedi profesör kendini bilir bir şekilde. Demek ki öğrencileri tanımak için vakit ayırmayacaktı. Her şeye rağmen profesör ne yaptığını biliyor gibi görünüyordu.

    "Ders öncesi Panoda da belirttiğim gibi ilk büyünüz beden kilitleme büyüsüdür. Temel savunma büyülerinden biri olan Petrificus Totalus saldırı halinde doğru kullanırsanız oldukça işinize yarar ve vakit kazanmanıza yardımcı olur. Büyüyü yaparken tek düşünmeniz gereken sihirli kelimeler ve karşınızdaki kişiye odaklanmadır." dedi profesör tane tane. Bu çok da zor olmayacaktı çünkü Luna uyumadan önce zihnini boşaltmaya veya bir şeye odaklanmaya çalışırdı. Yani büyüsünün başarılı olabilmesi için sözcükleri doğru telaffuz edebilmeye önem göstermesi gerekiyordu. Tabii beyni büyüyü yapacağı şeye odaklıyken kelimelerin okunuşuna nasıl dikkat edeceği de onun için bir muammaydı.

    "Dediğim gibi büyü için tek gereken odaklanma ve biraz cesarettir. Tereddüt ederseniz yaptığınız hiçbir işe yaramaz." Büyünün başarılı olmasını tüm hücreleriyle hissetmesi gerektiğini bilen Luna, her şeyi yorgun ve karışık zihninden atmaya çalıştı. Ama bu boğucu ve havasız sınıfta bunu nasıl yapacağını kara kara düşünüyordu muhakkak. Derken olanları anladı. Uygulamayı bu kızın üzerinde yapacaklardı. Kızın gülümsüyor olmasına şaşırdı. Yaklaşık 20 öğrenci tarafından bedeninin kitlenmesi ve yere düşmek onu rahatsız etmiyor gibiydi. Daha önce kimsenin üzerinde bir büyü denememişti ve bunu düşünmek bile onu oldukça rahatsız ediyordu.

    "Herneyse bu kavram zamanla gelişecektir. Şimdi ilk öğreneceğiniz savunma büyüsünü uygulamaya geçiyoruz. Bu ders için asistanım olmayı kabul eden Clara saldıran bende savunan büyücüyü temsil ediyorum. Bilek hareketlerimi takip edin." Bilek hareketi çok önemliydi, bu yüzden profesörün eline sanki dünyanın en önemli şeyiymiş gibi dikkatle baktı. Sınıfın farklı iki köşesine geçen Clara ve profesörün yüzlerindeki konsantrasyon neredeyse elle tutulur gibiydi. Gözlerini Clara'ya diken profesör, başıyla onaylarmış gibi bir hareket yaparak beraberinde Clara'nın dudaklarından dökülen "Depulso" sözcüğünü getirdi.

    Profesör öne doğru bir bilek hareketiyle "Perfictus Totatalus!!" diye bağırdı. Berrak sesi sınıfta birkaç kez yankılanmıştı. Profesörün büyüsü Clara'yı felç etmişti sanki, vücuduna birleşen kolları düşmemek için bir hamle yapamıyordu. Kız tok bir sesle tahtaya çarptı. Profesör Clara'yı çözdüğünde kızın suratındaki gülümsemeyi görünce Luna'nın hayreti daha da artmıştı ama derse olan ilgisinin de hayretiyle doğru oranda arttığını farketti. Asasını eline aldı ve beynini boşaltmaya çalıştı.

    "Şimdi sırayla gelip büyüyü denemenizi istiyorum. Yapabileceğinizin çok üstüne çıkmak için kendinizi zorlamayın. " dedi profesör. "Duyuyor musun, kendini zorlama fazla..." dedi Luna'nın içindeki ses. Gülümsemesine engel olamadı Luna. "Kimseden ilk denemesinde olağanüstü bir gösteri beklemiyorum.Sadece odaklanın ve cesaretli olun. Evet şimdi...sen. Buraya gel ve büyülü kelimeleri söyle. " Gryffindordan bir çocuk ön sıralardan kalktı ve kendinden emin adımlarla Clara'nın karşısına geçti. Profesör masasına oturmuş onları orada izliyordu. Derken çocuk kükrercesine büyülü sözleri söyledi. Gülmesini engelleyemeyen Luna çocuğun başarılı olduğunu görünce kendine güven duymaya başladı. "O aşırı heyecanlı aptal yapabiliyorsa ben de yapabilirim."

    Clementine'la beraber arkalarda oturduğu için sıranın onlara gelmesi biraz zaman almıştı. Clementine ondan önce gitti. Zarif görünüyordu, gözlerini kızın üzerine dikti ve büyülü sözcükleri söyledi. Kız bir kez daha sıralardan birinin üzerine düşmüştü. Clementine memnuniyetle gülümseyerek Luna'nın yanına gelirken Luna "Harikaydı..." diye fısıldadı. Clementine "İyi şanslar..." demekle yetindi ve sıraya oturdu. Luna büyük ve hızlı adımlarla sınıfın ortasına çıktı...

    Clara oldukça bezmiş görünüyordu ama onun için yapabileceği bir şey yoktu Luna'nın. Kızın yerinde olduğunu düşündü bir an için, elinden geleni yapamamak sinir bozucu olmalıydı. Derken beynini boşaltması gerektiğini hatırladı ve gerekirse bütün gücünü bunun için harcayacaktı. Birkaç saniye öylece kaldıktan sonra kendini hazır hissetti. Şimdi bütün hücreleri kızın yere düşmesini istiyordu. Gözlerini kızın suratına dikti. Asasını havaya kaldırdı ve beyninin içinde yankılanan sözleri söyledi. "Perfictus Totalus."

    Kız yeniden tok bir ses çıkararak yere düştü. Memnuniyetle gülümseyen Luna, sınıfın arkasına doğru yürümeye koyuldu. Clementine'ın yanına gelince "Eh, pek de zor bir şey sayılmazdı." dedi gülümseyerek. Clementine "İyiydi gerçekten." dedi sırıtarak. Onlardan sonrakiler de teker teker kızın bedenini kilitlemeyi denediler. Kıza içten içe acıyordu ve okul hayatı içinde böyle bir şey için gönüllü olmamaya karar verdi.

    Sınıfın içi iyice kararmıştı, birden ışıklar yandı. Artık akşam olmuştu ve Luna'nın karnı isyan edercesine gurulduyordu. Zor ve uzun bir gün geçirmişti ve yemeğini yiyip bir an önce yatakhaneye gitmek için can atıyordu. Bu yüzden sonraki öğrencilerin büyüyü uygulamaları oldukça uzun bir zaman dilimine yayılmış gibi gelmişti ona. " Hepinizin ne kadar yorulduğunun farkındayım ama ilk denemenize göre beklenenin üstünde bir performanstı her birinizinki. Bir daha ki derse daha iyi olacağınızdan eminim. ders bitmiştir, çıkabilirsiniz.İyi akşamlar.." diyince profesör, asasını cüppesinin içine koydu ve yanında Clementine'la beraber boğucu ve sıcak sınıftan dışarı çıktı...




    * Luna Rp'ne fazla özen gösterdiğin daha okumadan, biçimiyle anlaşılıyor. Anlatımın güzel. Biraz fazla uzundu ama konuşma cümlelerini fazla kullanman iyi olmuş. Tek sorun konuşma renklerinin aynı olmasıysı. Nasıl gerçek hayatta herkesin ses tonu farklıysa, Rp'de de bu renkler ile sağlanmalıdır. Diğer derse bunu düzelteceğini umuyorum. Puanın, 22

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Patrick S. Patel
Muggle* Lütfen bir mesleğe ya da seçmen şapkaya başvuru yapın.
Patrick S. Patel


Mesaj Sayısı : 604
Nerden : heryerden
Meslek : başbelası
Tarafı :
Kan Durumu : melez
Rp yaşı :
Evcil Hayvan :
Kayıt tarihi : 06/07/09
1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Nerede10

1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Empty
MesajKonu: Geri: 1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus   1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Icon_minitimeC.tesi Ağus. 01, 2009 11:30 am

Daniel ortak salonda uyukluyordu.Bugün son ders hariç bütün dersleri boştu.O da ortak salonda kitap okumuş,James ile büyücü satrancı oynamış,göl kenarında Melanie ile karşılaşmıştı.Ama artık dersin başlamasına on beş dakika kalmıştı.Duyuru panosunda ilk dersin konusunun Petrificus Totalus olduğunu görmüştü.Kütüphanedeki çoğu kitapta bu büyünün kısa bir anlatımı vardı.Ancak bir kitapta Romanya'daki bir büyücünün bu büyüyü yapmaya çalışırken kaybolduğunun ve yaklaşık bir ay sonra Mısır'da bulunduğu yazıyordu.
Daniel ortak salondan çıkıp birinci kata doğru yola koyuldu.Dördüncü kattan üçüncü kata inerken kaybolan merdiveni unutup,az kalsın düşüyordu.Ama sonunda Karanlık Sanatlara Karşı Savunma dersliğine vardı.İçeri girdiğinde çok az öğrenci gelmişti.Daniel ön sıralardan birine oturup sınıfı incelemeye koyuldu.Sıraların diziliş biçimi bir dersliğe göre oldukça iyiydi.Her bir sıra önündeki sıradan yüksekte duruyordu.Böylece öğrenciler rahat rahat tahtayı görebiliyordu.
Ders birz gecikmeli de olsa başlamıştı.Profesörün ilk dersten gecikmesi Daniel'in hiç hoşuna gitmemişti.Bu ders Daniel'in en çok dinlemesi gerektiği dersti.Çünkü büyüyünce karanlık taraftakilerle savaşacağı kesindi.Daniel bunları düşünedursun profesör konuşmaya başladı;
-Öncelikle gecikme için fazlasıyla üzgünüm çocuklar.Adım Loranne Elizabeth Widmore.Birkaç yıldır bu okulda Karanlık Sanatlara Karşı Savunma öğretiyorum.Bu yıl da sizin profesörünüz benim.Lafı fazla uzatmadan ilk büyünüzü anlatmaya geçicem.
Daniel profesörün gecikme için üzgün olmasına sevindi.Ne de olsa onların zamanından çalıyordu.Hemen ilk büyüye geçme planı da Daniel'i çok sevindirdi.Çünkü beden kilitleme laneti karanlık taraftakilere karşı büyük bir güç olacaktı onun için.Derken profesör konuşmaya başladı;
-Ders öncesi Panoda da belirttiğim gibi ilk büyünüz beden kilitleme büyüsüdür. Temel savunma büyülerinden biri olan Petrificus Totalus saldırı halinde doğru kullanırsanız oldukça işinize yarar ve vakit kazanmanıza yardımcı olur. Büyüyü yaparken tek düşünmeniz gereken sihirli kelimeler ve karşınızdaki kişiye odaklanmadır.
Daniel profesörün bu sözleri üzerine hayallere daldı.Hayalinde karşısındaki ölüm yiyeni beden kilitleme lanetiyle etkisiz hale getiriyordu.Ama bu hayalleri bırakıp derse dönmenin daha mantıklı olacağı kanısına vardı.Daniel bunları düşünürken profesör masasına gidip eline asasını almıştı.Profesör tekrar öğrencilere dönüp;
-Dediğim gibi büyü için tek gereken odaklanma ve biraz cesarettir. Tereddüt ederseniz yaptığınız hiçbir işe yaramaz. Herneyse bu kavram zamanla gelişecektir. Şimdi ilk öğreneceğiniz savunma büyüsünü uygulamaya geçiyoruz. Bu ders için asistanım olmayı kabul eden Clara saldıran bende savunan büyücüyü temsil ediyorum. Bilek hareketlerimi takip edin,dedi.
Daniel bu büyüyü yaparken tereddüt edilmeyeceğini biliyordu.Kütüphanede okuduğu kitapta adamın nasılda Romanya'dan Mısır'a gittiği yazılıydı.Bu arada profesörün asistanı odanın diğer ucuna doğru yürüdü.Küçük bir sessizlik oldu.Daniel pür dikkat izliyordu.Her an herşey olabilirdi.Derken;
-Depulso!
-Petrificus totalus!!
Profesörün asistanının kolları vücuduna,ayakları birbirine yapıştı.Gerçekten muhteşem bir büyüydü ve profesörün de bu işi çok iyi yaptığı belliydi.Yanındaki iki Ravenclaw'lı kız bir ağızdan;
-Vay canına,dediler.
Daniel hemen bu büyüyü yapmak istiyordu ki profesör;
-Şimdi sırayla gelip büyüyü denemenizi istiyorum. Yapabileceğinizin çok üstüne çıkmak için kendinizi zorlamayın. Kimseden ilk denemesinde olağanüstü bir gösteri beklemiyorum.Sadece odaklanın ve cesaretli olun. Evet şimdi...sen. Buraya gel ve büyülü kelimeleri söyle,dedi.Daniel'in sağ tarafında oturan Griffindor'lu çocuğu çağırmıştı.Çocuk büyülü kelimeleri söylerken çok bağırmıştı.
Artık dersin sonuna doğru geliyorlardı.Daniel büyüyü ilk yapışında fazla etkili olmasa da ikinci yapışında bayağı etkili olmuştu.Daniel artık çok yorulmuştu,karnı da zil çalıyordu.Sanki profesör de onun içini okumuş gibi;
-Hepinizin ne kadar yorulduğunun farkındayım ama ilk denemenize göre beklenenin üstünde bir performanstı her birinizinki. Bir daha ki derse daha iyi olacağınızdan eminim. ders bitmiştir, çıkabilirsiniz.İyi akşamlar,dedi.
Daniel profesörün bunu demesine çok sevinmişti.Gerçekten çok yorulmuştu.O kadar yorulmuştu ki çantasını toplaması beş dakika sürmüştü.Ne kadar yorulmuş olursa olsun gelecek çerşambayı iple çekiyordu.Çünkü o da büyüleri profesörün yaptığı etkide yapmak istiyordu.Bunları düşünürken büyük salona girip Hufflepuff masasına oturdu.Şimdi tek düşündüğü dört direkli yatağıydı...

* Daniel, bir ders Rp'si için fazlasıyla özensizdi. Cümlelerinde betimleme namına tek birşet bile göremedim. Daha özenli olmalısın. Renklendirmen vasattı. Ve noktalama işaretleri konusunda çok dikkatli olmalısın. Diğer derse seni daha iyi görmek istiyorum. Puanın, 14
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Darq Black
Manken
Manken
Darq Black


Mesaj Sayısı : 237
Nerden : Londra-Hogwarts *Dolaşıoruz işte xD*
Meslek : Manlen
Gerçek İsim : Aslan
Patronus : Almadı
Tarafı : Karanlık
Kan Durumu : Safkan
Rp yaşı : 19
Asası : Gürgen
Özel Yetenek : Yok
Evcil Hayvan : Anka
Kayıt tarihi : 18/07/09
1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Keyifl10

1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Empty
MesajKonu: Geri: 1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus   1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Icon_minitimeC.tesi Ağus. 01, 2009 12:42 pm

James,Bir Karaltının Ortasında Durmuştu,Etrafını Birkaç Kişi Sarmıştı,Her Geçen Dakika Yanına Yaklaşıyorlardı Ve Bu Git Gide James'i Stres'e Sokuyordu.Birden Ayağa Fırladı Ve "Hayır,Olmaz Babam Gibi Kıstılırmıyacağım Sizi Pislikler!" Birden Etrafına Bakındı,Kanepede Uyumuştu Daha Doğrusu Sızmıştı.Önündeki Visikileri Görünce Buna Karar Vermişti.Güneşten Gelen Işığın Önünü Kesmek İçin Perdeyi Kapatmaya Kalktığında,Ksks Dersi Olduğu Aklına Geldi,Yarım Kalan Viskiyi Kafasına Dikti Ve Yatakhaneye Koştu,Yatakhaneye Vardığında Birçok Kişinin Hazırlanmış Olduğunu Gördü Ve O'Da Hemen Hazırlanmaya Başladı,Birkaç Dakika Sonra Hazırdı Ama Öylesine Kravat Sarkık,Gömlek Dışarda Cübbe Yırtık.Öğretmen Bunu Görünce Ne Diyecekti Acaba.Hemen 1.Kata İnmeye Başladı,Bu Merdivenlerden Çok Çekmişti,Dün Cübbesi Bu Yüzden Yırtılmıştı İşte Bu Yüzden Elini Çabuk Tutuyordu.Biraz Oraya Varmıştı,Allak Bullak Olmuş Kafası,Kesilen Nefesi Sayesinde Hıçkırıyordu.Biraz Sonra Profesörün Geleceğinden Emindi,Bu Yüzden Ders Kitabını Karıştırmaya Başladı,Biraz Sonra Profesörü Kapının Önünde Gördü Ve Kendine Çeki Düzen Vermeye Çalıştı.Biraz Sonra Öğretmen İçeri Girdi Ve Yerine Oturdu,Galiba Vereceği Dersle İlgili Çalışma Yapıyordu Ve Daha Sonra Beklediği Kişi Gelmişti 5. Sınıftan Bir Kızdı.Profesörün Yanına Yaklaşıp Birşeyler Dedi Profesör Ayağa Kalktı Ve Konuşmaya Başladı "Öncelikle
gecikme için fazlasıyla üzgünüm çocuklar. Adım Loranne Elizabeth
Widmore. Birkaç yıldır bu okulda Karanlık Sanatlara Karşı Savunma
öğretiyorum. Bu yılda sizin Profesörününz yine benim.Lafı fazla
uzatmadan ilk büyünüzü anlatmaya geçicem." James Biraz Sonra Yaşanacak Görsel Şölenin Zevkini Çıkarmak İçin Yanına Şekerleme Almıştı.Arkasına Yaslanıp Öğretmene Baktı Ve Onun Heyecanını Sezinliyor Gibiydi "Ders
öncesi Panoda da belirttiğim gibi ilk büyünüz beden kilitleme
büyüsüdür. Temel savunma büyülerinden biri olan Petrificus Totalus
saldırı halinde doğru kullanırsanız oldukça işinize yarar ve vakit
kazanmanıza yardımcı olur. Büyüyü yaparken tek düşünmeniz gereken
sihirli kelimeler ve karşınızdaki kişiye odaklanmadır..." Hay Aksi!James Panodakileri Okumadan İçeri Geçmişti Ve Bu Onun İçin Dejavantaj'dıAma Bu Sihri Daha Önceden Abisi Ona Öğretmişti Ama Genede Bu Derse İyice Odaklanmalıydı Ve Çok İyi Dinlemeliydi.James Gözlerini Öğretmenden Ayırmıyordu.Öğretmen Asasına Uzandıtan Sonra Sözüne Devam Etti.
"Dediğim
gibi büyü için tek gereken odaklanma ve biraz cesarettir. Tereddüt
ederseniz yaptığınız hiçbir işe yaramaz. Herneyse bu kavram zamanla
gelişecektir. Şimdi ilk öğreneceğiniz savunma büyüsünü uygulamaya
geçiyoruz. Bu ders için asistanım olmayı kabul eden Clara saldıran
bende savunan büyücüyü temsil ediyorum. Bilek hareketlerimi takip edin" James Bu Söz Karşısında Bir Atraksyonun Yaşanacağının Farkındaydı Ve Bu Onun Bir Refleksle Elini Cebine Atıp Bir Şekerleme Çıkardı.Biraz Sonra Profesörle Kızın Zıt Köşelere Geçtiklerini Farkettiler,Biraz Sonra Öğretmen Kafasını Salladı Ve Kız Atağa Geçti
"Depulso !! "Öğretmen Birkaç Bilek Hareketinin Ardından Savunmaya Geçti "Petrificus Totalus !!"Kız Görünmez Bir İple Sarılmış Gibi Yere Düştü Ve Kalkmak İçin Deplenmeye Başladı.Profesör,Kıza Yardım Etti Ve Sınıfa Dönüp "Şimdi
sırayla gelip büyüyü denemenizi istiyorum. Yapabileceğinizin çok üstüne
çıkmak için kendinizi zorlamayın. Kimseden ilk denemesinde olağanüstü
bir gösteri beklemiyorum.Sadece odaklanın ve cesaretli olun. Evet
şimdi...sen. Buraya gel ve büyülü kelimeleri söyle." Biraz Sonra Gyrffindorlu Bir Oğlan,Kalktı Ve Büyüsünü Yapıp Yerine Oturdu...Dakikalar Sonra James'e Sıra Gelmişti .James Ayağa Kalktı,Asasını Cebinden Çıkardı Ve Kıza Bakıp Kaşlarını Kaldırdı,İlk Hareketi Onun Yapmasını Bekliyordu,Zaten Öyle Olacaktı Kız Asayı Birden Ona Doğrultup Bağırdı "Depulso" James,Kızın Asasından Yayılan Işığı İzledi Ve Ayağını Öne Atarak Bağırdı "Petrificus Totalus" James Kıza Daha Dikkatli Baktığında A sasınındaki Işığın Söndüğünü Gördü Ve Kzın Yere Düştüpğünü Anladı,James O Kilidi Açmasını Bilmediğinden Öğretmen Kıza Yardım Etti Son Bir Kaç Kişi Vardı James'ten Sonra,James Bitmişti,Tam Yerini Beklemek,Asayı Hep Kıza Doğru Tutmak.Biraz Sonra Karnının Acıktığını Hisetti Ve Dersin Bitmesi İçin Dua Etmeye Başladı Ve Biraz Sonra Öğretmeninin Sesini Duydu "Hepinizin
ne kadar yorulduğunun farkındayım ama ilk denemenize göre beklenenin
üstünde bir performanstı her birinizinki. Bir daha ki derse daha iyi
olacağınızdan eminim. ders bitmiştir, çıkabilirsiniz.İyi akşamlar.." James,Hemen Kitaplarını Alıp,Ortak Salona Doğru Yürümeye Başladı,Tek İstediği Victoria'yı Görebilmekti Acaba Görebilecekmiydi.


[size=12] * Uzunluğu iyidi James ama her kelimeye büyük harfle başlamışsın. Dilbilgisi kurallarında böyle birşey yoktur. Renklendirmen kötüydü ayrıca Daniel gibi bir ders Rp'si için tasvir ve anlatımın yetersizdi. Puanın, 17[/size ]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
https://hogwarts-rpg.editboard.com/karakter-kart-lejant-f93/darq-
Victoria Lynn Hogan
Muggle* Lütfen bir mesleğe ya da seçmen şapkaya başvuru yapın.



Mesaj Sayısı : 764
Gerçek İsim : Nino
Tarafı : Aydınlık
Kan Durumu : Safkan
Rp yaşı : 21
Özel Yetenek : Şimdilik yok xDxD
Evcil Hayvan : pingui
Kayıt tarihi : 17/07/09
1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Huysuz10

1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Empty
MesajKonu: Geri: 1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus   1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Icon_minitimePaz Ağus. 02, 2009 12:37 pm

Victoria, hayatında en korkunç şekilde uyanmıştı. Yatakhanenin en sakar kızı (Jessica) Vicky’nin en yakınında olan kişiydi. Bu, Victoria’yı birkaç gün öncesinden rahatsız etmeye başlamıştı. Her gün bir şey kırıyordu ya da bir şeyin düzenini bozuyordu. Neredeyse bütün kızlar ona sinir oluyordu. Ama Victoria bugüne kadar kimse onunla arkadaşlık etmediği için iyilikseverliğini gösterip, onunla arkadaş olmuştu. Jessica, sabahları herkes den erken uyandığı için, her gün bir sakarlık yapıp, yatakhaneden birilerinin canını sıkardı ve sinirlendirirdi. Bugün ise Jess, Victoria’ya denk gelmişti.
“Baaam!” Bu ses o kadar fazlaydı ki, kış uykusunda uyuyan bir sincabı bile kaldırmaya yeterdi. Victoria, gözlerini açtığında birkaç mesafe uzakta Jessica’nın o aptal sırıtmasını görmüştü. Bir yukarı bir aşağıya inip çıkıyordu sanki. Victoria, bunu gördüğünde şaşırmıştı. Yatağından hafifçe doğruldu. Gözleri kısık bir şekilde Jess’e bakıyordu. Bulanık görüyordu ve gözlerini ovuşturma gereği duydu. Tekrar baktı. Boğazını temizledi ve elini havaya kaldırarak üşengeç bir ses tonuyla;
“Jess, sen ne yapmaya çalışıyorsun?” Diye sordu. Yüzünde sersem bir ifade vardı. Jessica, aptal gibi sırıtıyordu. 2 at kuyruğuyla saçları çok komik duruyordu. “Victoria, sende denemelisin sabahları ip atlamak insanı rahatlatıyor. Hımm, ayrıca kırdığım vazo sesinden dolayı özür dilerim seni uyandırdım galiba.” Dedi hiçbir şey olmamış bir şekilde. Victoria gözlerini iyice kısmış onu izliyordu. “Jessica, üzgünüm ama bu hayatımda duyduğum en saçma bir şey. Her neyse döktüğün şeyleri toparla. Sayende en güzel günümü yaşayacağım." Dedi ve yatağından hızlıca atladı. Yüzünü yıkamaya giderken Jess, hala ip atlıyordu Victoria ona dönerek;
“ Ahh, sersem şey.” Demişti. Bu yüzüne söyleseydi belki de üzülür, kalbi kırılırdı. Bu yüzden kendisinin de zor duyabileceği bir tonda ayarlayabilmişti sesini. Victoria, duvar saatine bakarak, daha vakti olduğunu gördü. Ama derse ne kadar erken gidebilirse o kadar iyi olacağını düşündü. Lavaboda işini bitirmek üzereydi. “Saçlar, temizlik ve düzen. Hepsi tamam!” Dedi ve süratli bir şekilde üstünü giyinmeye başladı. Kıyafetini hızlıca tamamlamıştı. Ardından hemen, Çantasını hazırlamaya koyuldu. Genellikle tüm Profesörlerin yaptığı gibi kendilerini tanıtacak bir yazı yazması gerektiğini düşündü ve parşömenlerini, en sevdiği tüy kalemini çantasına attı ve hızlıca yatakhaneden çıktı. Kol saatine tekrar bir baktı. Vakti vardı. 8 dakikası daha…

Victoria, hiç vakit kaybetmeden merdivenlere doğru süratli bir şekilde yöneldi. Artık Vicky, merdivenleri sevmişti. Biraz sinirleri bozulurdu ama alışmıştı. Victoria, hemen 1. kata kadar inmeye başladı. Merdivenler onu yormuştu. O kadar çok merdiven inmişti ki. Sayamamıştı bile. Victoria, ilk dersliği bulmakta zorlanmıştı. Ama onun gibi birkaç öğrencinin gittiği yere doğru baktığında, dersliğin orada olduğunu anladı ve hızlıca dersliğe yöneldi. Sınıfa girdiğinde Profesör gelmişti. Victoria, hafif gülümseyerek;
“Merhaba Profesör.” Dedi ve boş bulduğu bir yere yerleşti. Profesör, güler yüzlü bir kadındı. Şimdilik öyle tahmin ediyordu Victoria. Sapsarı saçları vardı. Sanki doğuştan kendi rengiydi. Diğer sarışınlar gibi yapmacık bir sarı rengi yoktu. Bu masmavi gözleriyle çok uyuşuyordu. Her şeyiyle muhteşem olduğunu düşündü Vicky. Kıskanmıştı. Profesör’ü daha tanımıyordu ama onunla iyi anlaşacağını düşündü. Bütün sınıf birkaç dakikadır öylece duruyordu. Victoria saatine bakarak;
“Ahh, kimi bekliyoruz ki? Dersin başlaması gerekirdi.” Dedi kendi kendine. Yanındaki şişko çocuk ona bakıyordu bir aptal gibi. Kalın yuvarlak gözlükleri ve oldukça büyük gözleri vardı. Masmavilerdi. Yanakları o kadar şişikti ki. İçlerinde ikişer tane elma olduğunu düşünmüştü Vicky. “Ne bakıyorsun dönsene önüne.” Victoria, sertçe karşılık vermişti. Çocuk arkasına dönerek;
“Sersem.” Dedi. Victoria, bunu duyduğunda sinirlenmişti ama karşılık vermedi. Çünkü dersin başlamasına az bir süre kalmıştı. Victoria gözlerini kısarak, Profesöre dönmüştü. Birkaç saniye sonra sınıfa uzun boylu sarışın bir kız girmişti. Onunda saçları dümdüzdü ve yeşil gözleri vardı. Sınıftakilerden büyüktü ve olcukça güzeldi. Sınıfta ki birkaç oğlanın ağzının suyu akıyordu neredeyse.“Heyy, salyaların akmış silsene.” Dedi Victoria gülerek, yanında ki çocuklar sesli bir şekilde kahkaha atmıştı. Ama Profesör buna aldırmamıştı. “Profesör, sanırım derse başlayabiliriz.” Demişti sarışın kız. İnce ve cılız bir sesle. Neden böyle bir şey söylemişti ki? Bu kızın Profesörün yardımcısı olabileceğini düşündü Vicky. Victoria işte buna biraz sinirlenmişti. Bu kız onun sinirini bozuyordu ve koskoca 1 saat boyunca onu çekecekti. Profesör, yardımcısının geldiğini ve sınıfın dolduğunu görünce, hemen öğrencilere doğru yaklaştı. Onları incelemeye başladı. Muhtemelen her Profesörün yaptığı gibi kendisini tanıtacaktı. Bunu herkes biliyordu. Ama yinede hepsi Profesörün söyleyeceği şeyi merakla bekliyordu. Profesör’ün sesi oldukça gür ve nazik çıkıyordu. Kendisine yakışan ses bu olmalıydı zaten diye düşündü Victoria. Profesör Widmore, kendisini tanıttıktan sonra, bütün sınıf onu takip ediyordu. Kimse çıtını çıkarmıyordu. Bu Profesör’ün hoşuna gitmiş gibi görünüyordu. Profesör hiç ara vermeden konuşmasına kaldığı yerden devam etti. Profesör, ilk günden ders yapacaktı. Bu biraz kötüydü. Ama sınıfın çoğu büyüleri öğrenmek için sabırsızlanıyordu. Victoria da öyle. Profesör, bugünki yapacağımız dersi anlatırken herkezin yüzünde bir heyecan ve korku vardı. Bu sınıfın bütün enerjisine yansıyordu. Sınıfın enerjisi ise muhtemelen Profesör Widmore’ye. Büyümüz;

Petrificus Totalus ( beden kilitleme) büyüsüydü. Bunu duyan çoğu kişinin heyecanı daha çok artıyordu. Victoria, sakince profesörü dinliyordu. Profesör, konuşmasına kısa bir süre ara verdi ve asasını yanına aldı ve konuşmasına devam etti. Büyü için nasıl davranılacağı konusunda bilgiler vermişti Profesör.
“Odak ve cesaret” Victoria içinden birkaç kere tekrarlıyordu. Cesareti sorun etmemişti. Ama odaklanmak onu biraz zorlayacağına emindi. “Bu ders için asistanım olmayı kabul eden Clara saldıran bende savunan büyücüyü temsil ediyorum. Bilek hareketlerimi takip edin.” Dedi emin bir tavırla Profesör Widmore. Sonunda asistanını tanıtmıştı. Ama sınıftaki çoğu kişi onun asistanı olacağını tahmin etmeden geçememişlerdi. Herkes Clara yı ve Profesörü dikkatlice takip ediyorlardı. Clara sınıfın öbür ucundaydı. Profesör ise başta duruyordu. Herkesin içinde korku ve heyecan vardı. Vicky’nin neredeyse kalbi hiç ara vermeden atıyordu. Saniyede bile atmıyordu. Her an çıkacakmış gibi çarpıyordu. “Depulso !!” Clara’nın sesi oldukça yüksek çıkmıştı. Profesör, bunun üzerine asasını hareket ettirerek büyülü sözcükleri söylemişti. “Petrificus Totalus” Profesör Widmore’nin sesi oldukça sakin çıkmıştı. Clara aniden yere düşmüştü. Bedeni kilitlenmişti. Kımıldayamıyordu. Profesör Widmore, gülümsüyordu. Muhtemelen sınıfa anlattığı büyünün harika uygulamasını yaptığını düşündüğündendi. Claria, bir süre sonra gülümseyerek yerinden doğrulmuştu. Hiç bir şey olmamış gibi sınıfa bakıyordu. İşte, o an gelmişti. Herkes sırayla büyüyü yapacaktı. Herkes heyecanlıydı. Ama Victoria, mutlu ve heyecanlıydı. Korkmuyordu. Büyüyü Clara’nın üzerinde yapmaları onun moralini yükseltmeye yetmişti. Çoğu kişi beceremiyordu. Oldukça fazla bağırıyorlardı. Bu heyecandan olsa gerek. Sıra Victoria’ya gelmişti. Sakindi. Aklında bulunan her şeyi silmişti. Sadece sersem Clara ya ve büyülü sözcüklere odaklanmıştı. Herkes onu izliyordu. Etrafına ve Profesöre bir bakış atarak, büyülü sözcükleri söylemişti.“Petrificus Totalus”Victoria, iki eliyle asasını sımsıkı tutuyordu. Clara ya sert bakışlarıyla onu süzerek izliyordu. Büyü işe yaramıştı. Clara yerde kilitlenmiş bir vaziyetteydi. Victoria, Clara ya kötü bir gülümseme atarak, yerine geçti. Yerine geçer geçmez, birkaç sıra ötedeki o şişko çocuk arkasına döndü ve gülümseyerek Victoria ya bakmaya başladı. Victoria, hala yaptığı büyünün etkisindeydi ve tepki veremiyordu. “Bu kadar bağırmak zorunda değildin. Sayende bir doktora görünmeliyim.” Dalga geçermişçesine bir tavır vardı yüzünde. Aklından o büyüyü o şişko domuza yapmayı geçirmişti ve hiçbir şey demeden kalkıp sınıftan ayrıldı.



* Anlatım bir ders Rp'si için yeterliydi ama dersim ne yazık ki sabah değil günün son saatiydi canım. Ders programını gözden geçirmelisin. Bunun dışında benim konuşma renklerimle NPC'nin konuşma renkleri aynıydı. Fazla alıntı yapmak yerine kendi cümlelerini kulanmışsın, bu iyiydi. Biraz daha gayret edersen tam puan alacağına eminim. Puanın, 23


En son Victoria Lynn Hogan tarafından Salı Ağus. 04, 2009 8:10 am tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jasper Ruby Black
Muggle* Lütfen bir mesleğe ya da seçmen şapkaya başvuru yapın.
Jasper Ruby Black


Mesaj Sayısı : 1967
Nerden : Her yerden xD
Meslek : Öğrenci
Gerçek İsim : Utku
Patronus : Unicorn
Tarafı : Ö.Y Yakında Senide Yicemm :D
Kan Durumu : Safkan
Rp yaşı : 13
Asası : Zor Seçim
Özel Yetenek : Öğrenci Daha O Dur :D
Evcil Hayvan : Griffin
Kayıt tarihi : 16/07/09
1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Keyifl10

1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Empty
MesajKonu: Geri: 1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus   1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Icon_minitimeSalı Ağus. 04, 2009 2:57 am

''Bir Ders Daha''


Jasper Sabah Kalktı bir dersten diğerine gitmekten gına gelmiş halde en sevdiği dersi görmek için yola çıkmalıydı.Kalkığ En Temiz Üstlerini Giyecekti.Güzel Görünmesi Lazımdı.Gardolab'ı Açtı Birde Ne Görsün?HiçTemiz Eşya Yok!Olmaz Nasıl Olamazdı Temiz Eşya Ama Onun Yıllardır Sakladığı Bir Gömleği Vardı.Aslında Bunu Çocuğu Yada Arkadaşlarından Birine Verecekti.Ama Bunu Giymek İçin Tam Sırasıydı!Jasper Onu Giydi.Sabah Erkn Kalktığı İçin Kapıyı Yavaşça Kapattı.Ama Biraz Gıcırtamıştı.Sanki Olsun Az Birşeydi.Ve Jasper KsKs Dersliği için Yola Koyuldu.YoldaKitapını Açtı Okuyordu Ama Birden ne işleyebileceklerini düşündü..En eğlenceli kısmı lanetlerdi ve James işin gazını kaçırmıştı kendi "ahlak kurallarıyla". Profesöre,her ne kadar sevse de,bir crucio yapmak varken Totalus neyin nesiydi?
Jasper profesöre crucio yapmayı isteyip istememekte kararsız kalmıştı. İdolünü yerde acı çekerken görmekten mutlu olmazdı,ama sonuçta büyük güç ve büyük erdeme sahip birine acı çektirmek muhteşem bir duygu olmalıydı!
Sonunda bunu düşünmeyi kesti,çünkü olacak birşey değildi...Kitapını Kapattı Ve Oraya Varmıştı.

Sallana sallana sınıfa girdi.İçeride Tüm Okul Vardı Nedeyse.Jasper Kendine Önlerden Bir Yer Seçip Oturdu.Öğretmen BaşladıÖncelikle gecikme için fazlasıyla üzgünüm çocuklar. Adım Loranne Elizabeth Widmore. Birkaç yıldır bu okulda Karanlık Sanatlara Karşı Savunma öğretiyorum. Bu yılda sizin Profesörününz yine benim.Lafı fazla uzatmadan ilk büyünüzü anlatmaya geçicem.Jasper Bu Öğretmeni Pek Fazla Analayamamış Ve Sevmemişti.Onun Bildiği Öğretmenler Geç Klamazdı.Ama Herkesin Bir Hatası Olabilirdi.Jasper Her Öğrenci Gibi Heyecanlı Değildi.Derslere Gire Gire Heyecanı Kaçmıştı.Aslında KsKs Dersini Çok Seviyordu.Ama Öğretmen Tutmamıştı Asıl Onun Gözünü.Öğretmen Durmak Bilmez Sözlerini Devam Ettiryordu Herhalde
Şimdi
sırayla gelip büyüyü denemenizi istiyorum. Yapabileceğinizin çok üstüne
çıkmak için kendinizi zorlamayın. Kimseden ilk denemesinde olağanüstü
bir gösteri beklemiyorum.Sadece odaklanın ve cesaretli olun. Evet
şimdi...sen. Buraya gel ve büyülü kelimeleri söyle."
dedi Hafif Gülümseyerek Öğretmen.




Herkes Yapmştı.Ama Jasper Onlardan Daha Önde Oturuyord.İşte İşte Ona Ondan ''Çaylak Rubiş'' Diyorlardı.Evet Evet Sebebi Buydu.Jasper Sonunda Bunu Bulmuştu Gülümsedi.Ve Sıra Ona Gelmesini Bekledi.Önlerden Gryyfindorlu Bir Erkek Geldi.Jasper Onu İyi İzlemişti Ve Öğrenmişti.Kuzeni Jmaes,Düşmeni Michela Ve En İyi Dostlarından Olan Daniel Kakmıştı!Ne Olamaz Danieal Mi?!Jasperın Yüzü Asılıcerdi Tahtaya Çıkıp Büyüsünü Yaptı Ve Yerine Oturdu.Öğretmen Devam Etti Hepinizin ne kadar yorulduğunun farkındayım ama ilk denemenize göre beklenenin üstünde bir performanstı her birinizinki. Bir daha ki derse daha iyi olacağınızdan eminim. ders bitmiştir, çıkabilirsiniz.İyi akşamlar.. Jasper Çantasını Alıp Dışarı Çıktı.Bugün Çok Yorulmuştu.Dışarı Çıktı Ve Başka Bir Dersliğe Doğru Yol aldı.


Yorgunluk İçin Mi Yaratıldı Bu Dersler?

Jasper Dersten Sonra Çok Yorulmuş.Başını Kaldıracak hali Yoktu.Yine Yorgun Bir Ders Daha Gçemişti.Jasper Koca Bir Yük Atmıştı Sanki Üstünden Mutluydu Yürümeye Devam Etti.


Out:Rpye Güzellik Katsın Diye Yaptım!

* Vasattı Jasper. Nerden başlasam bilemiyorum. İlk öncelikle renkler tamamen birbirine karışmıştı. Regina'ya yaptığım değerlendirmeyi gözden geçir. Anlatımın çok boştu, en azından ilk başlarda biraz betimleme yapabilirdin. Daha söyleyecek çok şey var ama onlar puanını daha da düşürtecek. Puanın, 10
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Mia Claire Abbey
Muggle* Lütfen bir mesleğe ya da seçmen şapkaya başvuru yapın.
Mia Claire Abbey


Mesaj Sayısı : 372
Nerden : Londra* xD
Gerçek İsim : ~ Damla
Patronus : -
Tarafı : Aydınlık
Kan Durumu : Safkan
Rp yaşı : 13
Asası : *Çabuk Çözüm* Ceviz ağacından yapılma,Özünde Timsah Pulu vardır.En iyi büyüsü:İmpedimenta
Özel Yetenek : -
Evcil Hayvan : kedi*
Kayıt tarihi : 22/07/09
1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Bezgin10

1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Empty
MesajKonu: Geri: 1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus   1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Icon_minitimeSalı Ağus. 04, 2009 4:37 am

Kafasını yastığına gömmüştü ve onu uyandırması için kurduğu saatin tis sesiyle yerinden isteksizce doğruldu.Bugün pek havasında değildi ve oda bunun farkındaydı.Herzaman ki gibi yaptığı şeyii uyguladı;kıyafetlerini hızlıca giydi ama bu sefer cübbesini giymemişti.Dersle ilgili olan kitaplarını elleriyle kavradı asasını da unutmadı tabi.
Kapıdan dışarı çıkmadan aynaya baktı ve saçlarını alelacele topladı.Kendi kendine güzel olmadığını mırıldanıp açtı ve elleriyle yavaşça dağıttı.Sonunda yatakhaneden çıkabilmişti yavaş adımlarla etrafına bakınarak yürüdü.Okul sessiz ve soğuktu.. Cübbesini giymediğine pişman olmuştu.
Sınıfa girdiğinde Beth gözüne çarpmıştı ona gülümseyerek el sallayıp yerine geçti.Profesör sınıfın tam olduğunu öğrenince konuşmaya başladı ; “Öncelikle gecikme için fazlasıyla üzgünüm çocuklar. Adım Loranne Elizabeth Widmore. Birkaç yıldır bu okulda Karanlık Sanatlara Karşı Savunma öğretiyorum. Bu yılda sizin profesörünüz yine benim. Lafı fazla uzatmadan ilk büyünüzü anlatmaya geçiceğim.”
Claire heyacanlanmıştı ilk kez uygulamalı bir büyü yapacaktı.Hem de asasını şimdiye kadar kullanmamıştı. Daha sonra profesör devam etti; “Ders öncesi Panoda da belirttiğim gibi ilk büyünüz beden kilitleme büyüsüdür. Temel savunma büyülerinden biri olan Petrificus Totalus saldırı halinde doğru kullanırsanız oldukça işinize yarar ve vakit kazanmanıza yardımcı olur. Büyüyü yaparken tek düşünmeniz gereken sihirli kelimeler ve karşınızdaki kişiye odaklanmadır.” Şakamıydı bu? Panoya bakmak aklının ucundan bile geçmemişti,sınıfı terkedesi gelsede başarabileceğini düşünerek olduğu yerde kaldı.Profesör sözünü bitirdiği anda masasına döndü ve masanın üzerin duran asasını aldı.Sınıfa dönerek ; "Dediğim gibi büyü için tek gereken odaklanma ve biraz cesarettir. Tereddüt ederseniz yaptığınız hiçbir işe yaramaz. Her neyse bu kavram zamanla gelişecektir. Şimdi ilk öğreneceğiniz savunma büyüsünü uygulamaya geçiyoruz. Bu ders için asistanım olmayı kabul eden Clara saldıran bende savunan büyücüyü temsil ediyorum. Bilek hareketlerimi takip edin.” dedi.Profesörü şaşkınca izledi ve anlamaya çalıştı anlamıştı da.Sadece anlam veremediği Clara'nın yerinden doğrulup hiç bişey olmamış gibi gülmesiydi.Claire istemeden *pheeh* sesini çıkardı ve aniden sustu.
Profesör nazikçe konuşmaya başladı,konuşmaya başlamadan gülümsemesinide yüzünden eksik etmedi.“Şimdi sırayla gelip büyüyü denemenizi istiyorum. Yapabileceğinizin çok üstüne çıkmak için kendinizi zorlamayın. Kimseden ilk denemesinde olağanüstü bir gösteri beklemiyorum. Sadece odaklanın ve cesaretli olun. Evet şimdi... sen. Buraya gel ve büyülü kelimeleri söyle.” Mia heyecanlanmıştı,ama o büyüyüde hemen şimdi yapmak istiyordu.Çıkan ilk çocuğu izleyedikten sonra gözleri masada durup öğrencileri izleyen profesöre kaydı,gözgöze geldiklerinde birbirine gülümsediler.Claire cesaretlenmişti birkaç kişinin önüne geçti tabi onların izniyle.Karşısında duran kıza baktı,aslında ona acımıştı,ama elinden birşey gelmezdi asistan olmayı o istemişti.Terlemiş elleriyle asasını kavradı yukarı kaldırdı gözlerini kısıp Clara'nın gülümseyen suratına baktı " Petrificus Totalus! "
Clara hiçbir hamle yapamadan kenetlenip yere yığılmıştı.Claire etrafına gülümseyerek baktı,başarılı olmak hoşuna gitmişti ve bunuda etrafa yansıttı. Profesör tekrar konuşmaya başladı.Sesi yorgun ve kısık çıkmıştı. “Hepinizin ne kadar yorulduğunun farkındayım ama ilk denemenize göre beklenenin üstünde bir performanstı her birinizinki. Bir daha ki derse daha iyi olacağınızdan eminim. Ders bitmiştir, çıkabilirsiniz. İyi akşamlar.” Claire profesöre içtenlikle gülümsedi ve hızlıca kapıya
yöneldi.


* Biraz kısaydı ve çok fazla benim cümlelerim baskındı. Kendi cümlelerini kullanman gerekirdi ama büyülü sözcükler dışında hiç yok. Renkler iyiydi ama bir daha ki derse faha iyi olmalı. Puanın, 18
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
https://hogwarts-rpg.editboard.com/lejant-f27/mia-claire-abbey-t8
Tom Miller
Muggle* Lütfen bir mesleğe ya da seçmen şapkaya başvuru yapın.
Tom Miller


Mesaj Sayısı : 52
Nerden : İzmir
Meslek : Öğrenci
Gerçek İsim : kutay erzin
Patronus : Yaşım Tutmuyor.
Tarafı : Aydınlık
Kan Durumu : Safkan
Rp yaşı : 13
Asası : Tanınan Adımlar
Özel Yetenek : Okuldan mezun olunca...
Evcil Hayvan : anka
Kayıt tarihi : 29/07/09
1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Nerede10

1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Empty
MesajKonu: Geri: 1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus   1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Icon_minitimeSalı Ağus. 04, 2009 2:45 pm

Tom sabah kalktı. Güzel ve sevimli odası biraz dağınıktı. Saat geç olmuştu. Odasını toplayacak vakti yoktu. Geç kalırsa derse giremeyebilirdi. Ve ayrıca profesörden azar yiyebilirdi. Dolabını açtı. Kırmızı cüppesini giydi. Son hazırlıklarınıda yapıp odasında yerde duran bir kaç buruşuk kağıdı çöpe atarak hızlıca ortak salondan çıktı. Şimdi KSKS dersine gireceklerdi. KSKS dersi Tom'un 1. Sınıf büyücü kitaplarına göre en sevdiği dersti. Kütüphaneden KSKS ile ilgili bir kaç kitap alıp çıktı. Merdivenlerden inerken daniel ile karşılaştı. Onla arkadaş olmak istedi. Fakat buna vakti yoktu. saat çok geçti. İkinci kat daki sınıfa girdi. Sınıf dolmuştu. Ve tek eksik profesördü biraz sonra profesör geldi. ve Öncelikle gecikme için fazlasıyla üzgünüm çocuklar. Adım Loranne Elizabeth Widmore. Birkaç yıldır bu okulda Karanlık Sanatlara Karşı Savunma öğretiyorum. Bu yılda sizin Profesörününz yine benim.Lafı fazla uzatmadan ilk büyünüzü anlatmaya geçicem. Diye açıkladı. Tom profesörü hayranlıkla dinliyordu. arkadaşlarıda öyle. Profesör:
Ders öncesi Panoda da belirttiğim gibi ilk büyünüz beden kilitleme büyüsüdür. Temel savunma büyülerinden biri olan Petrificus Totalus saldırı halinde doğru kullanırsanız oldukça işinize yarar ve vakit kazanmanıza yardımcı olur. Büyüyü yaparken tek düşünmeniz gereken sihirli kelimeler ve karşınızdaki kişiye odaklanmadır. Tom Profesörün güzel sesine hayran kalmıştı zor bir büyü öğreniyorlardı. Profesör:
gereken odaklanma ve biraz cesarettir. Tereddüt ederseniz yaptığınız hiçbir işe yaramaz. Herneyse bu kavram zamanla gelişecektir. Şimdi ilk öğreneceğiniz savunma büyüsünü uygulamaya geçiyoruz. Bu ders için asistanım olmayı kabul eden Clara saldıran bende savunan büyücüyü temsil ediyorum. Bilek hareketlerimi takip edin. Tom izlemeye başladı. KSKS dersine sevgisi artıyordu. Ve aniden.
Petrificus Totalus !!
Kız aniden yere düştü. Kendini zorladı ama kalkamadı. Herkes heyecanla yüzlerindeki yazık ifadesiyle izlemeye başladı. Kız görünmez iplerle bağlanıyordu. Tom kendine bunun olmamasını diledi. sevinçliydi, heyecanlıydı, Ve en önemlisi korkmuştu. Profesör Clara'yı yerden kaldırarak yerine oturttu. Clara şoktaydı.


"Şimdi sırayla gelip büyüyü denemenizi istiyorum. Yapabileceğinizin çok üstüne çıkmak için kendinizi zorlamayın. Kimseden ilk denemesinde olağanüstü bir gösteri beklemiyorum.Sadece odaklanın ve cesaretli olun. Evet şimdi...sen. Buraya gel ve büyülü kelimeleri söyle." En ön sıralardan Tom'u kaldırdı. Tom artık kendine oldukça acımıştı. Çok korkuyordu. çığlıklar atmasının tam zamanıydı. Ama tek yapması gereken konsantre olmaktı. Heyecanını birazda olsa yok etti ve yüksek sesle bağırdı:
"Petrificus Totalus!"
Profesör Tomun oturmasına izin verdi ve oturdu. Tom başarabildiğine inanamıyordu. Çok korkmuş ve heyecanlaşmıştı. Bir süre sonra kendine geldi. Bütün birinci sınıflar çok başarılı olmasada iyi performans sürdürdüler. Profesör:
Hepinizin ne kadar yorulduğunun farkındayım ama ilk denemenize göre beklenenin üstünde bir performanstı her birinizinki. Bir daha ki derse daha iyi olacağınızdan eminim. ders bitmiştir, çıkabilirsiniz.İyi akşamlar..


* Dersim ilk saat değil son saatti. Bunu dışında fazlasıyla kısa bir Rp'ydi ve neredeyse tümü benim cümlelerimden oluşuyordu. Betimleme kullanmamışsın ve renkler vast. Daha iyi olmanı umuyorum. Puanın, 10
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nerissa Olivia Wolf
Muggle* Lütfen bir mesleğe ya da seçmen şapkaya başvuru yapın.
Nerissa Olivia Wolf


Mesaj Sayısı : 121
Gerçek İsim : Büşra
Tarafı : Karanlık
Kan Durumu : Safkan
Rp yaşı : 13
Asası : Derin Uyku
Evcil Hayvan : Bozkurt (Dark)
Kayıt tarihi : 25/07/09
1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Mutlu10

1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Empty
MesajKonu: Geri: 1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus   1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Icon_minitimeSalı Ağus. 04, 2009 7:19 pm

Nerissa ksks dersi için merdivenleri tırmanmaya başladı.Ksks için yanına aldığı tek şey asasıydı.Düşündüğünde de asadan başka bir şeye gereksinim duymadı.Merdivenlere alışması kolay olmamıştı.Hele ki hareket edenlere.Neyse ki kısa sürede Ksks dersliğine ulaştı.Sınıf'a girdiğinde ön sıralar tamamen doluydu.Anlaşılan birazcık geç kalmıştı.Ama profesör hâla gelmediği için vaktinde yetişmişti.Sınıfı süzerek arka sıralardan birisine geçti.Her zamanki gibi arka sırasında kimse oturmuyordu.Daha doğrusu bütün I.sınıflar anlamıştı artık Nerissa'nın yerini.Asasını cüppesinden çıkarma gereği duymadı.Masasına oturdu ve ellerinin arasına başını alarak Johnny'i ve onunla geçirdiği o özel ânı düşünmeye başladı.Midesinde anlayamadığı bir bulantı dolanıyordu.Son günlerde iştahı artmış ama yine de pek fazla birşey yiyemiyordu.Bunları düşünürken çoktan profesör dersliğe girmişti.Nerissa biraz geçte olsa kendine gelmeyi başarmış ve profesör'e bakıyordu.Bu da diğerleri gibi oldukça gençti.Nerissa profesörü süzüyordu.Güzellik yarışmasından fırlamış bir cadı gibiydi.Sarı saçları darmadağın olsa bile yine de güzel görünüyordu.Panoda okuduğunu düşündüğünde bu profesör'ün o tür lanet ve büyüleri nasıl öğretebileceğini merak ediyordu.Oldukça narin ve hassas bir yapısı vardı.İlk izlenimlerinden bunları kazanıyordu Nerissa.Ardından düşüncelerini kafasını sallayarak uzaklaştırdı ve profesörün söylediklerine kulak kesildi.

Temel savunma büyülerinden birisi olan Petrificus Totalus saldırı halinde kullanırsanız oldukça işinize yarar.Büyü yaparken tek düşünmeniz gereken sihirli kelimeler ve kişiye odaklanmanızdır.Herneyse bu kavram zamanla gelişecektir.Şimdi ilk öğreneceğiniz savunma büyüsünü uygulamaya geçiyoruz.Bilek hareketlerime dikkat edin.

Bunun üzerine Nerissa hemen profesörün yanından uzaklaşan cadıya baktı.Asistanı olmalıydı ki zaten asistanıydı.Düşüncesi doğru çıkmıştı.Nerissa düşüncelerini uzaklaştırarak asistana doğru baktı.Asistan odanın diğer ucuna geçmiş profesörü bekliyordu.Nerissa bakışlarını bu kezde profesöre çevirdi.Profesör de dersliğin diğer ucuna geçmiş asistanına bakıyordu.Asistanın ve profesörün elleri de asalarını oldukça iyi ve sıkı kavramış duruyordu.Nerissa asalara bakarken birden asistanın haykırışını duyarak asistana baktı.Asistana odaklandığında profesörün haykırışı ve asistanın yerinde kıvranışını izliyordu.Bir olayı kaçırmıştı ama iç güdüleri profesör'e baktığında bileğini çok az oynattığını sezinlemişti.Yani hiçbir şeyi kaçırmış değildi.Profesör asistanına doğru tekrar asasını yöneltmiş birşeyler mırıldanmıştı.Ardından asistan gülerek yerinden kalktı ve profesör sınıfa doğru döndü.Gülümseyişi oldukça masumdu.

Şimdi sırayla gelip büyüyü denemenizi istiyorum.Kimseden ilk denemesinde olağanüstü birşeyler beklemiyorum.Sadece odaklanın ve cesaretli olun.Evet sen buraya gel.

Gryffindorlu bir büyücüyü çağırmıştı yanına.Ardından diğerleri de sıraya girip büyü için beklemeye koyuldular.Nerissa diğerlerinin bitirmesine kadar sırasından kalkmayıp oturduğu yerden onları izledi.Bazıları becerememiş bazıları ise oldukça iyi yapıyordu.Nerissa sinsice iyi büyü yapanlara bakıp onlarla düello ettiğini düşünmeye başladı.Düşüncelerinden arındığında neredeyse bütün öğrenciler büyülerini yapmışlardı.Geriye bir hufflepuff öğrencisi ve Nerissa kalmıştı.Nerissa büyücüye tehditkar gözlerle bakarak alana doğru yürüdü.Aslında bu büyüyü yapmasa da olurdu ama yine de herkese kendini ispatlaması gerekirdi.Karşısındaki çocuk saldırı büyüsünü mırıldanır mırıldanmaz Nerissa öfkeyle söylendi.

Petrificus Totalus

Ardından acıyan gözlerle yerde kıvranan çocuğa baktı.Onu çözmeyecekti.Yerde öyle durması da pek kötü değildi aslında.Çocuğa son bir bakış atarak yerine geçti.Büyüsünde başarılı olmuştu.Profesör ise Nerissa sırasına geçerken çocuğu kurtarmıştı.Çocuk korku dolu gözlerle Nerissa'ya bakıyordu.Profesör ise ders'in bitiş konuşmasını yaparak sınıftakilerin çıkışını izliyordu.Nerissa da asasını cüppesine koyup sessizce sınıftan çıktı.





* Bir ders Rp'si için uygun sayılırdı.Cümle geçişlerini biraz daha betimleme katarak yapabilirdin. Renkler uyumluydu, yazımda güzeldi. Fazla alıntı yapmamaya çalışmışsın bu iyi. Fazla söze gerek yok sanırım. Puanın, 20
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Mellysa Jessica Andié
Muggle* Lütfen bir mesleğe ya da seçmen şapkaya başvuru yapın.
Mellysa Jessica Andié


Mesaj Sayısı : 145
Nerden : KocaeLi
Meslek : Öğrenci xD
Gerçek İsim : İdiL
Patronus : 15 yaşında değiLim ;)
Tarafı : Aydınlık
Kan Durumu : Safkan
Rp yaşı : 13
Asası : Başlanan Kelimeler[Avada Kadavra'yı en ii bn ypio olucam çünkü en iyi büyüm. :D Ayrıca sahibinden başkasında çlışmio ;)
Özel Yetenek : Yetişkin ya da Slytherin öğrencisi değilim
Evcil Hayvan : yok
Kayıt tarihi : 07/07/09
1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Asik10

1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Empty
MesajKonu: Geri: 1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus   1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Icon_minitimeC.tesi Ağus. 08, 2009 10:41 am

Mellysa koşarak sınıfa girdi. Dersin başlamasına kısa bir süre vardı. Sırasına oturdu ve pür dikkat sırayı incelemeye başladı. Bilinen sıra görünümündeydi ama üzerinde yazılar vardı. Ayrıca bir tarafı da çatlamıştı. –Ya da bir kuş tüyüyle hafifçe yarılmıştı.-


Bayan Widmore son hazırlıklarını tamamladı ve asistanı ona artık hazır olduklarını ve başlayabileceklerini söyledi. Bayan Widmore konuşmaya başladı, sesi o kadar hoş çıkıyordu ki Mellysa hayran kalmıştı:


"Öncelikle gecikme için fazlasıyla üzgünüm çocuklar. Adım Loranne Elizabeth Widmore. Birkaç yıldır bu okulda Karanlık Sanatlara Karşı Savunma öğretiyorum. Bu yılda sizin Profesörününz yine benim. Lafı fazla uzatmadan ilk büyünüzü anlatmaya geçicem."


Mellysa ilk büyü için oldukça meraklıydı. Acaba hangi büyü diye düşünmeye başladı. Bayan Widmore’u süzdü. Oldukça güzel bir bayandı. Hafif dalgalı saçları çok sevimli görünüyordu. Bu da onu çok sempatik gösteriyordu. Kirpikleri çok hoştu. Mellysa hem gözlerine, hem de kirpiklerine takılmıştı. Ama dikkatini toplayamazsa büyüyü kaçıracaktı. Profesör büyüyü anlatmaya başladı:


"Ders öncesi Panoda da belirttiğim gibi ilk büyünüz beden kilitleme büyüsüdür. Temel savunma büyülerinden biri olan Petrificus Totalus saldırı halinde doğru kullanırsanız oldukça işinize yarar ve vakit kazanmanıza yardımcı olur. Büyüyü yaparken tek düşünmeniz gereken sihirli kelimeler ve karşınızdaki kişiye odaklanmadır."


İşte Mellysa’nın en büyük sorunu; “odaklanmak.” Dikkati hemen dağılan biriydi ve bu yüzden büyüyü yapamayacağından endişe ediyordu. Dalgalı sarı saçları bile onun dikkatini dağıtıyordu. Eliyle saçını arkaya doğru itti. Ama bu sefer kolyesine takılmıştı. Kıpkırmızı kolyesi hemen göze batan cinstendi. Üstündeki açık mavi çizgiler ise dikkatini dağıtmak için birebirdi. Bu yüzden aklını toparladı, kolyesini giysisinin içine soktu ve dersi dinlemeye devam etti:


"Dediğim gibi büyü için tek gereken odaklanma ve biraz cesarettir. Tereddüt ederseniz yaptığınız hiçbir işe yaramaz. Herneyse bu kavram zamanla gelişecektir. Şimdi ilk öğreneceğiniz savunma büyüsünü uygulamaya geçiyoruz. Bu ders için asistanım olmayı kabul eden Clara saldıran bende savunan büyücüyü temsil ediyorum. Bilek hareketlerimi takip edin"


Mellysa profesörün hareketlerini dikkatle izledi. Clara onun tam zıttına geçmişti. İkisi de zıt duruyorlardı. Mellysa, Bayan Widmore’un heyecanlanabileceği ihtimalini aklına bile getirmiyordu. Sanki bir düello izliyor gibi onlara baktı. İşte başlıyorlardı:


“Depulso !!”

“Petrificus Totalus !!”



Gayet kıvrak bir el hareketiyle işi bitirmişti Bayan Widmore. Kız aniden donup kaldı. Adeta bağlanmış gibiydi. Bayan Widmore öğrencilere onların da yapmaya başlamasını söyledi:


"Şimdi sırayla gelip büyüyü denemenizi istiyorum. Yapabileceğinizin çok üstüne çıkmak için kendinizi zorlamayın. Kimseden ilk denemesinde olağanüstü bir gösteri beklemiyorum.Sadece odaklanın ve cesaretli olun. Evet şimdi...sen. Buraya gel ve büyülü kelimeleri söyle."


Gryffindor’lu bir erkek öğrenciyi çağırdı. Çocuk çok heycanlı olsa gerekti çünkü çok fazla bağırmıştı büyüyü söylerken. Profesör hafifçe gülümsedi.


Bir çok öğrenci geçmişti ve sıra Mellysa’ya gelmişti. Mellysa heyecanlıydı ve heyecanına yenik düşmekten korkuyordu. Asasını eline aldı ve birkaç adım ilerledi. Minik bir bilek hareketi yaptı:


[size=13“Petrificus Totalus !!”[/size]


Fazla bağırmamıştı. Sadece zihnini topladığına emin değildi. Ama başarmıştı. Sadece fazla heyecanlanmıştı o kadar. Başını yavaşça öne doğru eğdi ve kendi kendine mırıldandı:


"Şöyle düşün; Bir dahakine kesinlikle başaracaksın!"


Mellysa profesörün yorulduğunun farkındaydı. Bayan Widmore son konuşmasını yaptı:


"Hepinizin ne kadar yorulduğunun farkındayım ama ilk denemenize göre beklenenin üstünde bir performanstı her birinizinki. Bir daha ki derse daha iyi olacağınızdan eminim. ders bitmiştir, çıkabilirsiniz.İyi akşamlar.."


Mellysa kalabalığa karışarak dışarı doğru yöneldi ve çıkarken profesöre gülümsedi.

* Bir ders Rp'si için bile olsa hiç betimleme yoktu. Pano'da belirttiğim gibi geldi,gitti tarzında cümleler istemiyorum. Benim konuşmalarımı fazla alıntı yaparak yazmışsın. Kendi Rp'mi okuyor gibi hissettim. Bir daha ki derse daha iyi olacağını umuyorum. Puanın,15
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Godric Mick Appeals
Seherbaz
Seherbaz
Godric Mick Appeals


Mesaj Sayısı : 187
Tarafı : Tarafsız
Kan Durumu : Safkan
Rp yaşı : 29
Asası : Porsuk
Evcil Hayvan : Hipogrif
Kayıt tarihi : 16/07/09
1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Kaygil10

1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Empty
MesajKonu: Geri: 1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus   1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus Icon_minitimePtsi Ağus. 10, 2009 9:17 am

Çantası hazırdı ve Ortak Salon’daki masalardan birine oturup -gene- Sihirli Yaratıkların Bakımı kitabını inceliyordu. Karanlık Sanatlara Karşı Savunma dersine 15 dakikası vardı ve malzemeleri yanında olduğundan beklediği tek şey Beth’di. Yukarıda yatakhanesinde dinleniyordu, yorgun olmamasına rağmen Beth’in düşüncelerinin karmaşık olduğunu düşünüyordu Chuck. Onun gelmesini beklerken ders kitabı olan yaratığını incelemeye devam etti ve onun geleceğini düşünerek kitabı çantasına attı. Düşündüğü gibi birkaç saniye sonra omzunda çantasıyla Beth belirdi merdivenin görünen basamaklarında v Chuck’ın yanına geldi. Chuck ona selam verdi ve birlikte Ortak Salon’dan çıktılar. Yorucu merdivenlerde sonra erkenden dersliğin bulunduğu kata ulaştılar. Katın tamamı çok kalabalık olduğundan tabladaki insanlar bağırıp duruyorlardı ve Chuck bundan rahatsız olarak Beth’i sırtından parmaklarıyla itti. İkisi de daha hızlı adımlarla dersliğe varıp içeriye girdiler. İçeride bir grup 1. sınıf vardı ama profesör gelmemişti. Beth yavaş ve sessiz adımlarla yerine geçince Chuck’ta etrafına bakınarak onun yanına geçtin. Sınıf diğer derslikler gibi ahşap kokuyordu ve havadaki hafif toz Chuck’ın ciğerlerini acıtıyordu. Bundan hoşnuttu çünkü acıyı hissetmek onun odaklanmasını artırıyordu. Yerinde otururken çantasından bir kitap çıkarttı. Elini atınca ilk eline gelen kitaptı bu ve gerçekten inceydi. Ne olduğuna bakarken ders kitabı olmadığını fark etti. Kitabın adı ‘Ozan Beedle’ın Hikayaleri’ydi ve bunun burada ne işi vardı bilmiyordu Chuck. Kitabın sayfalarını karıştırırken bunun bir masal kitabı olduğunu anladı ve nereden geldiğini merak ederek çantasının içine tıktı. Etrafına bakınınca profesörün geldiğini ve masasının yanında büyük sınıflardan bir öğrenci olduğunu gördü. Yerinde doğrulup merakla kızı inceledi ve profesörün ayağa kalktığını görünce hafifçe yutkunup odaklandı. Chuck onu Büyük Salon’da görüyordu sadece, ismini ise arkadaşlarından birisi sayesinde öğrenmişti. Gerçekten güzel bir bayandı Profesör Widmore ve sınıftaki herkesin ilgi odağı oluyordu. Zarif bir hareketle yerinde doğrulup “Öncelikle gecikme için fazlasıyla üzgünüm çocuklar. Adım Loranne Elizabeth Widmore. Birkaç yıldır bu okulda Karanlık Sanatlara Karşı Savunma öğretiyorum. Bu yılda sizin profesörünüz yine benim. Lafı fazla uzatmadan ilk büyünüzü anlatmaya geçeceğim.” dedi ve Chuck ellerini gövdesinde birleştirerek onu dinlemeye koyuldu. Onun çok genç olduğunu düşünürken umursamadığını fark ederek bu düşüncelerden sıyrıldı ve onu izlemeye koyuldu. Profesör Widmore dersten önce öğrenecekleri savunma büyüsünü panoda duyurduğunu belirterek birkaç öneri de bulundu. Chuck bu savunmayı araştırmıştı ancak uygulama için hiç kimseye sormamıştı, bunu kimsenin istemeyeceğini biliyordu ve yaptığı büyüyü bozamaması gibi bir sonuçta vardı. “…şimdi ilk öğreneceğiniz savunma büyüsünü uygulamaya geçiyoruz. Bu ders için asistanım olmayı kabul eden Clara saldıran bende savunan büyücüyü temsil ediyorum. Bilek hareketlerimi takip edin.” diye devam ederken Chuck’ın dikkati dağıldığından birkaç saniye ne olduğunu anlayamadı ve etrafına bakınarak Clara’nın gittiği yere baktı. Onun gibi ileride asistan olabilmenin güzel olacağını düşlerken profesöre döndü. Yüzünü buruşturup odaklandı ve Profesör Widmore’ın asaletle asasını doğrulttuğunu gördü. Clara’nın ise hamle yaptığını fark edemeden profesörün büyülü sözleri haykırıp onu yere yıktığını gördü. Dikkati her nedense dağılıyordu, farkında olmasa da tek nede o absürt masal kitabıydı.

Profesör Widmore yere yığılan ve kaskatı olan Clara’yı büyüyle çözdükten sonra sırayla bu büyüyü uygulamalarını istedi ve Chuck sonlara doğru ayaklanıp sıranın en arkasına geçti. Birkaç dakika sonra sıra ona geldi ve odaklanıp yüzünü kırıştıran Clara’ya doğru hamle yaptı. İlk denemede bir etki yaratmasa da ikinci denemesinde bunu yapmıştı. Daha sonra Beth’i izleyip yerine geçip malzemelerini sırt çantasına yerleştirdi. Profesör onlara dersin bittiğini belirterek iyi akşamlar dileğince de Beth ile birlikte derslikten geçte olsa çıkdılar. Chuck acıktığı için homurdanırken Beth ona dirsek atıp kahkahalarla Büyük Salon’a doğru gidiyordu. Chuck ise homurdanıyor ve kalabalığı yararak ilerlemeye çalışıyordu. Güzel bir ders geçirmişti ama önyargılı davranmak istemiyordu gene de.

* Bir ders Rp'si için yeterli sayılırdı Chuck. benim cümlelerimi alıntı yapmış olsanda kendi anlatımına daha fazla yer vermen iyi olmuş. Ama keşke 3 paragrak halinde yazsaymışsın çünkü ilk paragraf okurken çok uzun geldi. Bunun dışında fena değildi. Puanın:20
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
1. Sınıflar İlk Ders : Petrificus Totalus
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» 1. Sınıflar İçin Ders Başvuruları/2. Sınıflar İçin Ders Değişimleri
» I. Sınıflar III. Ders
» I. Sınıflar I. Ders
» I. Sınıflar , I. Ders
» I. Sınıflar II. Ders

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Hogwarts Geçmişi-
Buraya geçin: