AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Justin Isaac Black

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Justin Isaac Black
Muggle* Lütfen bir mesleğe ya da seçmen şapkaya başvuru yapın.
avatar

Mesaj Sayısı : 31
Tarafı : Karanlık
Kan Durumu : Safkan
Rp yaşı : 13
Asası : Geniş Manzara
Evcil Hayvan : Hector adında bir baykuş
Kayıt tarihi : 27/07/09


MesajKonu: Justin Isaac Black   Cuma Tem. 31, 2009 6:32 pm

Gece yavaş ve sıkıcı bir şekilde ilerliyordu. Justin evindeki karanlık odasında büyük, siyah, deri koltuğun üzerine oturmuş bir şeyler düşünüyordu. Aslına bakarsanız canı çok sıkkındı çünkü en yakın arkadaşlarından biri onu sevgilisiyle aldatmıştı. Bunu kafaya takmamaya çalışıyordu çünkü bunu olmaya değer görmüyordu. Onları kafaya takmayarak uyumanın daha iyi bir fikir olduğunu düşünerek yatağına uzandı. Nedense uyumayı beceremiyordu. Gözlerini kapatıyor ama bir türlü uyuyamıyordu. “ Tik Tak Tik “ yatağın karşısında bulunan saatin çıkardığı bu ses beyninin içinde yankılanıyordu. Justin bu sese daha fazla dayanamadı ve yatağının yanında bulunan ahşap, küçük dolabın üzerinde bulunan asasını aldı ve “ Reducto “ diye bağırdı ve saat param parça olmuştu. Bunu yapması onun için iyi olmuştu böylece hem biraz sinirini atmış hem de sesi kesmiş olmuştu. Saatin sesinin kesilmesiyle beraber Justin’de uykuya dalmıştı.



Sabah erkenden kalkan Justin Saate bakmak için kafasını yatağının karşısına çevirdiğinde dün gece yaptığı şey aklına geldi ve kendi kendine güldü.Uyumak iyi gelmişti. Rahatlamışa benziyordu. Bu gün hava çok güzeldi güneşin ışıltısı onun karanlık odasını bile aydınlatıyordu. Kendini daha da rahatlatmak için dışarı çıkmaya karar vermişti. Gardrobunun yanına gitti ve üstüne giyeceği kıyafetleri seçmeye başladı. Kıyafet seçimini çabuk bitirmişti. Üstü için üstünde en sevdiği rock grubunun üyelerinin bulunduğu siyah renk bir t-shirt altınada bir bol bir kot pantolon seçmişti. Bunları üstüne giyer giymez dışarı çıkmak için kapıyı açtı ve bir şey unutup unutmadığını bakmak için odaya döndü. Odaya baktığında asasını unuttuğunu gördü ama onu almaktan vazgeçti sonuçta muggleların arasına dolaşmaya gidiyordu. Odasının kapısını kapattı ve aşağı inip dışarı çıktı. Hava çok güzeldi. Şehre mi inseydi yoksa ormanda biraz temiz havamı alsaydı. Kararsız kalkmıştı. Sonra kendisine temiz havanın kendine iyi geleceğini düşünüp ormana gitmeye karar verdi ve ormana doğru yavaş adımlarla ilerlemeye başladı. Ormana vardığında bu güzel günde buraya gelmeyi seçmiş olan tek kişinin kendisi olmadığını gördü. Justin tek takılmayı daha çok seven biriydi bu yüzden yalnız kalıp kafasını dinlenebileceği bit köşe aramaya koyuldu. Aradan yarım saat geçtikten sonra istediği yeri bulmuştu. Burası ormanın en uç köşelerinden biriydi çoğu kişi buraya kadar gitmekten korkardı ama hiç birisi buranın güzelliğini bilmiyordu. Ormanın hemen karşısında güzel bir deniz vardı. Justin’de hem denizi görebileceği hemde ormanın güzel kokusunu alabileceği bir yere oturup sırtınıda büyük ve yaşlı bir meşe ağacına dayadı. Bu koku ve görüntü onu rahatlamıştı.



Justin gözlerini açık tutamıyordu içinden uyumak geliyordu. Daha fazla dayanamadı ve uykuya daldı. Kalktığında hava kararmış ve orman korkutucu bir hal almıştı. Justin daha fazla geç kalmamak için toparlandı ve tekrar yola koyuldu. Ormanda yolu bulmak iyice zordu birde bunun üzerine karanlık eklenince yolu bulmak daha da zorlaşıyordu. Ormanın içinde sanki daire çiziyordu. Aradan yaklaşık bir saat geçmesine rağmen yolu hala bulamamıştı. Artık iyice çaresizleşmiş ve yorulmuştu. Birden biraz ilerden birkaç el feneri ışığı geldiğini gördü ve hemen oraya doğru ilerlemeye başladı. Oraya geldiğinde orada gördüğü kişilerin ellerinde el feneri tutmuş mugglelar değil ellerinde asa iki büyücü ve ortasına aldıkları bir adam olduğunu gördü. Onlar kendisini görmeden hemen bir ağacın arkasına geçti ve onları izlemeye koyuldu. Ellerinde asa tutan iki büyücünün de yüzünü çok rahat görebiliyordu çünkü ikisinin de asasından gelen ışıklar yüzlerine yansıyordu. Ortadaki adamı ise pek net seçememekteydi. Adamın sağında duran büyücü daha iri kıyım ve gençti soldakine göre. Saçları siyah ve şık bir giyimi vardı. Soldaki ise orta yaşlarına gelmiş sarışın biriydi. İkiside asalarını ortadaki adama doğru tutmuştu. Soldaki adam asasını indirmeden adam yaklaştı ve bileğini açıp orda bir şeye baktı ve geri çekilerek aynı yerine geldi. Soldaki adam arkadaşına başıyla bir işaret verdi ve sağdaki adam gerilerek “ Avada Kadavra “ diye bağırdı ve asasının ucundan yeşil ışık ortadaki adamı yere yığdı. Justin’in kalbi çok hızlı bir şekilde çarpıyordu. Görmesi gerekenden fazlasını görmüştü. Justin kaçmak için geri geri ağır bir şekilde yürümeye başladı ama tam uzaklaşırken ayağı yerdeki lanet olası taşların birine takılıp düşmüştü. İçinde taşa küfür etmek geliyordu. İki büyücü kendisini farkedip hızla bulunduğu yere koşmaya başlarlar. Justin’de hemen ayağa kalktı ve koşmaya başlar. Adamlar çok hızlı koşuyor ve arkasından bağırıyorlardı

“ Burada olmamalıydın çocuk burada olmamalıydın, başın dertte ” .



Justin koşabileceği en hızlı şekilde koşuyordu ne yazık ki asasını yanına almamıştı. Bu yüzden kendini koruyacak hiçbir büyü yapamıyordu. Heyecandan kalbi duracaktı. Kendini çok stresli ve sinirli hissediyordu ama hiçbir şey yapamıyordu. Neyse ki adamlar onda yaşlı olduğundan çabuk vazgeçmişlerdi kovalamadan. Justin direk eve gitmişti ama yinede adamların sesi hala kulağında yankılanıyordu “ Elbet bir gün seni buluruz “. Justin onu hiç bulamamalarını dilemekten başka bir şey yapamazdı artık. Sonunda eve vardı ve direk odasın çıktı. Hala nefes nefeseydi. Orda öldürdükleri adamın kim olduğunu anlamıştı. Oradaki adam bir ölüm yiyendi çünkü adamın bileğine bakmışlardı. Ölüm yiyenlerin bileğinde bir işaret bulunurdu. Galiba adamlarda seherbazdı. Justin’in babası da aynı şekilde ölmüştü. Bu sahneyi görmek ona acı vermişti. Eskidende seherbazlardan hoşlanmazdı ama artık nefret ediyordu. O anda orada gördü sahne babasının ölümünü hatırlatmıştı.Dinlenmek için yatağa uzandı ve bugünü unutmak için uykuya daldı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Fiore Ann Muschi
Ravenclaw V.Sınıf
Ravenclaw V.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 1080
Nerden : İstanbul
Meslek : Öğrenci
Gerçek İsim : Melo ^^
Tarafı : Karanlık
Kan Durumu : Safkan
Rp yaşı : 17
Asası : Saf Gerçek
Evcil Hayvan : Yok
Kayıt tarihi : 20/08/09


MesajKonu: Geri: Justin Isaac Black   Paz Eyl. 13, 2009 3:55 pm

Betimleme:15
Şöyle söyleyeyim uzaktan bakınca gerçekten betimleme yapmışsın gibi gözüküyor fakat yakınlaştıkça cümlelerin sadece uzun olması için yazıldığı belli oluyor. Betimlemede sadece çevre betimlemesi yapmışsın ve çevre betimlemesi bile insanın kafasında olayların belirlenmesine sebep olmuyor. Üzgünüm betimleme güzel değildi.

Uzunluk:10
Cümleler uzun olabilir ama konu akıcılıı uzun değildi. Kopukluklar vardı ve daha uzun olabilirdi.


Renk Düzeni:10
Renkler pek uyumlu değildi. Göze batmayan tonlar seçmişsin ama konuşmalardaki renk mavi ile uyuşmamış.

İmla Düzeni:10
Küçük hatalar vardı. Virgül yerine nokta, nokta yerine virgül koymuşsun.

Yazım:10
Ne yalan söyleyim sıkıldım okurken. Duygularını anltamayı dene ve lütfen bir şeyi tasvir ederken kelimlerin içini süsle ki okuyan insan büyülensin.

Toplam:55
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Justin Isaac Black
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Seçmen Şapka ve Puanlanan Rpler-
Buraya geçin: